Ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi -kendi ifadesine göre 10 Muharrem 1020/25 Mart 1611'de İstanbul'da, Sağırcılar Camii vakıf evlerinde doğmuştur. Yarım yüzyıl boyunca dünyanın o dönemdeki en önemli yerlerini gezip gören, gördüklerini de en ince teferruatına kadar yazıya döken bu büyük serüven adamının vefat tarihini ise ne yazık ki kesin olarak bilemiyoruz. Kendisinin mezarının nerede olduğu da tam olarak belli değildir. Ancak Şişhane Karakolu yakınında bulunan Meyyit Yokuşu'ndaki aile kabristanında yattığı rivayet edilir.
Seyahatname'nin çeşitli kısımlarındaki kayıtlara göre Evliya Çelebi'nin seceresi şöyle:
Hoca Ahmed Yesevi / Mehmed Kirmani / Allahverdi Akay/Ece Yakub/Yavuz Er/Turhan Bey/Demircizāde Kara Mustafa Paşa / Şehid Kara Ahmet/Derviş Mehmet Zilli / Evliya Çelebi.
Evliya Çelebi'nin babası, sarayın kuyumcubaşı olan Mehmed Zilli Efendi'dir. Mehmed Zilli Efendi, Evliya Mehmed Efendi'nin de oldukça yakın bir dostuydu. Bu sebeple oğluna da-Mehmed Efendi'ye hürmeten- "Evliya" adını vermiş olması pek muhtemeldir.
Evliya Çelebi'nin babası oldukça uzun bir ömür sürmüş, kameri hesapla 117, şemsi yani güneş yılı ile 114 yaşında Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur.
Evliya Çelebi'nin iyi bir öğrenim gördüğü tahmin edilmektedir. İlk tahsilini kendi mahallesinde bulunan sibyan mektebinde yapmış olması mümkündür. Bundan sonra Unkapanı cıvarında, Fil Yokuşu'ndakı Şeyhülislam Hamid Efendi Medresesi'nde Müderris Ahfeş Efendi'den 7 yıl ders görmüştür. Evliya Çelebi'nin bu medresedeki ders arkadaşı da sonradan büyük bir üne kavuşup saraya giren Safranbolulu Softa Hüseyin, yani "Cinci Hoca"dır.
Evliya Çelebi hayatı boyunca hiç evlenmemiştir. Bu yalnızlığında dur durak bilmeksizin seyahat etmesinin de önemli rolü olduğu tahmin edilmektedir.
Onun öne çıkan değerli vasıflarından biri de doğruluğu ve adaleti seven bir insan oluşudur. Kendisinden miras kalan hatıralarda haksızlığa asla tahammül edemediği ve en küçük bir haksızlık karşısında bile derhal isyan ettiği gözlenir.