Puan vermedi·211 syf.····Okunma: 11 Kasım 2025 00:00 Romanın başkahramanı Muharrir (Yazar), bir kimlik çatışmasının merkezindedir. Bir yanda Batı medeniyetinin temsil ettiği akıl ve modernleşme, diğer yanda Doğu medeniyetinin köklerini oluşturan maneviyat ve gelenek vardır.
Muharrir, bu iki dünya arasında sıkışıp kalır. Batı'nın akılcı dünyasını seçmeye çalışır ancak ruhu, reddettiği Doğu'da kaldığı için içsel bir boşluğa düşer. Bu durum onu idealsiz ("mefküresiz") biri yapar.
Yazar Peyami Safa'ya göre, "en iyi romanlar bile, yazarın ruhunun hayali kahramanlar üzerinden anlatıldığı bir otobiyografidir."
Bu sözün ışığında romanı şöyle okuyabiliriz:
Peyami Safa, Batı'ya özenirken ruhunu unutan Cumhuriyet aydınını eleştirir.
Aynı zamanda bu karakterler üzerinden kendi içsel otobiyografisini de yazar.
Kısacası bu eser, hem bir toplumsal eleştiri hem de yazarın kendi derin psikolojik hesaplaşmasıdır.