Gönderi

8/10
·400 syf.··
2025 124. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 12:25
Zaman zaman okuduğum polisiye ve psikolojik gerilim kitapları, okuma anlamında beni kendime getiriyor. Bunaldığım ya da sanki okuyamayacakmışım gibi hissettiğim dönemlerde adeta hızır gibi yetişiyorlar. Jo Nesbo'nun Krallık ve Kan Bağı kitapları bu anlamda bana çok iyi geldiler. Romanlar, aynı karanlık damardan besleniyor ve her ikisi de aileyi, sadakati ve günahı tartıyor. Krallık’ta kardeşlik, Roy’un kardeşini koruma isteğiyle başlayan bir sevginin, yavaş yavaş ahlaki bir körlüğe dönüşümünü anlatıyordu. Kan Bağı’nda ise bu kez Roy’un gözleri açılır; hem kardeşine hem de kendine bambaşka bir yerden bakmaya başlar. Bu da beni gerçekten mutlu etti. “Hele be Roy, körlüğün gitti!” dedim kendi kendime. Carl, Krallık’ta kırılgan, mağdur kardeş rolüyle sempati topladı. Oysa perde arkasında her şeyi yöneten, Roy’un sevgisini, vicdanını ve hatta kasabanın değer yargılarını bile kendi çıkarına kullanan kişiydi Carl’ın kötülüğü açıktı; Roy’unkinde ise sevgi vardı. Carl bencil, çıkarcı ve hesapçı bir adamdı. Her daim Roy’un elleri kirlense de, asıl kötülük Carl’ın kalbindeydi. Belki de bu yüzden Roy birini öldürdüğünde bile ona kızamadım. Çünkü her şeyin altında çaresiz bir sadakat, neredeyse şefkatten doğan bir şiddet vardı. Roy’un kaderi, Carl’ın elleriyle şekillendi. Ve sonunda, her şey olması gerektiği gibi oldu. Biraz ağır ilerlese de severek okudum. Her iki kitap da yalnızca bir kardeşlik hikâyesi değil; insan ruhunun en karanlık taraflarını ve aile uğruna nelerin feda edilebileceğini anlatıyor.
Kan BağıJo Nesbo · Doğan Kitap · 202576 okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.