Vişne Bahçesi
“Çok açık bir şey ki, bugünü yaşamak için önce geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. Bu kefaret de ancak acı çekerek, olağanüstü, sürekli bir emekle ödenir. Anlayın bunu Anya.”
19. yüzyılın ortalarında Rusya’da toprak köleliğinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte burjuvazi yükselişe geçer. Bu akım toplumsal olarak her alanda hissedilir. Bu dönemden olumsuz etkilenen aristokrat bir aile üyelerinin yaşadığı ekonomik bunalım sonrasında vişne bahçelerini ve içinde bulunan çiftliklerini satmak zorunda kaldılar ve bahçeyi ailenin eski kölelerinde Lopahin satın alır.
Toplumun üst kesimi ile bir zamanlar kendilerinin emrinde olan adeta bir eşya gibi kullanılmış insanların sınıf atlamaları ve efendileri ile aynı statüdeye sahip olmaları bunun kabul edilmesi biraz sancılı oluyor.
Yazarın daha öncede Martı adlı kitabını okumuştum o da yine tiyatro tarzında yazılmıştı. Tiyatroyu sahnede daha keyifli buluyorum. Okurken kim kimdi diye düşünüyorum tam karekterler oturuyor zihninizde kitap bitiyor..:))
“Kim bilir? Ve ne demektir ölüm? Belki insanın yüz duygusu var da, insan öldüğünde bunlardan bizim tanıdığımız beş tanesi ölmektedir de, öteki doksan beş tanesi canlı kalmaktadır."
#vişnebahçesi