Bu öykü kitabını çok sevdim. Anlaşılmayanın, aslında ne kadar anlaşılır bir şekilde anlatılabileceğini gösteren bir eser.
Bazen kendimi Vrak öyküsündeki gibi, ağzımdan çıkan seslerin başkalarının kulaklarında “vrak” diye yankılandığı bir kurbağa gibi hissediyorum. Boran’ın dünyasında bir kurbağa, Kafka’da ise bir hamamböceği oluyorum.
Ama biliyorum ki, anlaşılmadığını düşünen tek insan ben değilim. Bu kitap, hem yalnız olmadığınızı hissettiriyor hem de içinizdeki o sessiz burukluğu anlamlı kılıyor.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap; sizi kendi iç dünyanıza, bazen gülümseten, bazen hüzünlendiren bir yolculuğa çıkarıyor.