Tempo #okudumbitti
Tempo, daha ilk cümlesiyle okuru tuhaf bir sessizliğe davet eden, kara mizahın en keskin hâllerinden birini sunan bir hikâye. İki arkadaşın hayatla, insanlarla ve kendi içlerindeki karanlıkla kurdukları o tuhaf ilişki; hem düşündürücü hem de şaşırtıcı şekilde eğlenceli.
Fiziksel bir şiddetin değil, kelimelerin, hayallerin ve sembolik hesaplaşmaların yer aldığı cinayetler üzerinden anlatılan hikâye, aslında hepimizin içinde biriken küçük öfkeleri, kırgınlıkları ve “bitirmek istediğimiz” şeyleri yüzeye çıkarıyor.
Karakterlerden biri anlatırken diğeri eyleme geçiyor ve bu ikilik, kitabın temposunu sürekli canlı tutuyor. Kısa bölümler, yoğun duygular ve yer yer insanı gülümseten ama tam o anda içini de burkan bir mizah dili var. Yazarın bu dengeyi ne kadar ustaca kurduğunu fark ettikçe, sayfalar daha da hızlı akıyor.
En çok etkileyen taraf ise “öldürmek” kelimesinin kitapta bir metafor olarak kullanılması. İnsanların, anıların, seslerin ya da eşyaların hayatımızda nasıl bir yük hâline geldiğini fark ettiren bu yaklaşım, kitabı bitirdikten sonra bile zihinde dolanmaya devam ediyor.
Sanki herkesin kendi sessiz hesaplaşmalarını usulca ortaya koyan, kısa ama iz bırakan bir hikâye.
Kara mizahı sevenler, psikolojik derinliği olan kısa metinleri özleyenler ve farklı bir okuma deneyimi arayanlar için Tempo kesinlikle çok iyi bir tercih.
Sia Kitapilay bilgili
@kitap_pinari_35
#Tempo #KitapÖnerisi #KaraMizah #KitapYorumu #OkumaÖnerisi #KitapTavsiyesi #TürkEdebiyatı #BookstagramTurkiye #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri