Okurken hiç bitmesin istedim.
Tam da ihtiyaç duyduğum bir dönemde, tam da benim durumuma uygun düşen bir kitap okudum. Ya da kitabı yaşadım bilmiyorum.
Yazarın "İbrahim'in Kaybettiğini Bulmasıdır" adlı kitabına çok benzettim. Ama çok çok daha güzel ve keyifliydi.
Karakter sürekli soru soruyordu, sürekli bir arayış içindeydi. Yani kurguya göre, sadece bilmediği bir pansiyonda uyandığı için değil, genel olarak da her şeyi sorguluyordu. Burada karakterle ortak noktalarımızın olması beni sevindirdi. Çünkü beyefendi'nin beyni susmuyordu.
Yaşadığı serüven, kendini bulmak için çıktığı bu yol çok hoşuma gitti. O kadar hoşuma gitti ki sonunda kendisini bulsa da bulmasa da asıl keyifli olanın yolda olmak olduğunu anladım. Hem de acıdan kaçan biri olarak. Sırf acıdan kaçmak için kendimizi unutmayı göze alabilir miyiz?
Ademoğlu'nun hikayesi. Şiddetle tavsiyedir.
"Allah'ım yanmaya, paralanmaya, ufalanmaya razıyım, bana kendimi unutturma."