Şizofren, hislerin yerli yerinde verildiği, zengin kurgusu ve sade diliyle, beğenimi fazlasıyla kazanan bir eser oldu.. çok fazla ve çok ağır olayların altında ince bir sessizlikle sesleniyor sanki yazar. Bir ağacın tepesinden hayatın debdebeli hareketliliğini izlerken, sakince sallanan yaprakların hışırtısını dinlemek gibi, durup dinlediğiniz de oluyor, o hareketliliğin için de kaybolduğunuz da...
İki boş sandalyenin sessizliği çöküyor bir anda.. ölümün haykırışları duyuluyor.. ya da bir travmadan ötekine sürüklenen dipsiz kuyular beliriyor..
.
Ama hepsi bir şizofrenin zihninde sessizce yerini alıyor.
.
Nasılsın deyince “hayat işte” bir derin anlam kazanıyor..