Talihsiz Serüvenler Dizisi'nin beşinci kitabında nihayet öksüzler kendi yaşıtları olan insanların arasına girebildiler. Girebildiler ama kime, ne fayda? Hatta tam tersi herkese daha büyük zarar... Pufff...
Hikayemiz, her zamanki gibi, birebir aynı şekilde başladı ve hemen hemen aynı şekilde de bitti diyebilirim. Seriye her kitapta yeni karakterler girip-çıkıyor olsa da isimleri dışında hepsi birbirinin kopyası gibi aslında. Çıkan kötü karakterin yerine aynı kötü karakterden bir yenisi giriyor resmen. İyiler için de aynı şey geçerli tabi ki. Yani bu öyle bir aynılık ki, bütün kötüler aynı seviyede ve aynı saçmalıkta kötü; bütün iyiler ise aynı seviyede ve aynı tuhaflıkta iyi...
Aynı. Aynı. Aynı.
Seriyi okuma planım her ay bir kitabı okuyacak şekildeydi fakat sıkılmadan ilerleyebilmek için senede bir kitap falan okumam lazım sanırım. Bu kadar aynılık beni felaket basmaya başladı çünkü. Yazarın aralara girip sürekli sonraki bölümler hakkında önceden bilgi vermesinden ve bazı şeyleri onlarca defa yeniden söylemesinden de aynı şekilde çok sıkıldım.
İlk defa biraz farklı bir sonla bittiği -gerçi yine kötü son ama- ve elimde okunmamış bir kitap daha olduğu için altıncı kitabı da okuyacağım. Sonra da seriye devam edip etmeyeceğime karar vermem gerekecek.
Belki de artık gerçekten büyümüşümdür ve bu seri benim için fazla çocuksu kalıyordur, bilmiyorum... Sonraki kitabı da okuduktan sonra öğreneceğimi umuyorum.