8/10
·392 syf.··
2025 14. kitabı
·
91 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 07:53
cengiz aytmatov'un 2025 yılında okuduğum on dördüncü eseri. orijinal yayın tarihi 1986 -ki o dönem sovyetler birliği'nin son dönemindeki glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) rüzgârlarının ortalarına denk gelir- olan ve ülkemizde çeşitli yayınevleri tarafından genellikle 300-400 sayfa aralığında basılan bu romanı ben refik özdek çevirisiyle okudum. aytmatov'un neredeyse her eserinde olduğu gibi, bu kitabında da dil oldukça sade ve netti. ayrıca bu eser, aytmatov'un ( gün olur asra bedel kitabını henüz okumadım ) diğer kitaplarındaki yerel anlatım tarzının aksine, daha evrensel bir bakış açısıyla kaleme aldığı, felsefi açıdan çok derinlikli bir yapıttır. roman, birbiriyle kesişen üç ana olay örgüsü üzerinden ilerler ve bu yapı, eserin temel gücünü oluşturur. zaman ve mekan, üç hikayede de ortak olarak sovyet döneminin sonlarındaki orta asya bozkırlarıdır. ilk ve merkezi öykü, mujunkum bozkırlarında yaşayan akbar ve taşçaynar adlı iki kurdun ailesine odaklanır. onların başından geçenler, romanın daha ilk sayfalarından itibaren insanı kitabın içine hemen çeker. ikinci öykü, papaz okulundan atılmış idealist bir genç olan kallistratov’a odaklanır. kahraman, tanrı ve isa hakkında dogmaların dışında fikirler geliştiren, kötülükle bizzat yüzleşerek onu iyileştirebileceğine inanan modern bir vicdan arayışçısıdır. kallistratov'un, kaçakçıların şefi grişan ile yaptığı konuşmalara paralel olarak okuduğumuz; isa'nın, o zamanki kudüs bölgesinin roma tarafından görevlendirilen yöneticisi pontius pilatus ile olan diyalogları maneviyat temalı ve derin bir metin sunar. üçüncü ve son öykü, dürüst ve çalışkan bir çoban olan boston ürkünçiyev'in hikayesidir. boston, doğayla uyum içinde yaşayan, emeğiyle var olmaya çalışan bir iyilik timsalidir. bu öykü; sovyetlerin neden dağıldığının, sistemin değil kendi çıkarları için bir düşünce etrafında sinek gibi toplanan yardakçıların, bir sistemi nasıl çalışamaz ve verimsiz hâle getirdiğinin en güzel özetlerinden biridir. özellikle boston'un parti sekreteri ile olan tartışmaları, sovyetlerin son döneminin kısa bir özeti gibiydi. bu hikayede yer alan bazarbay ise aytmatov kitaplarında okuduğum en kötü karakter olabilir. bu karakterler dışında grişan, lenka, petruha, boss ve hamlet galkin gibi kitapta çok yer almayan ancak kısa süre görünmelerine rağmen keskin izler bırakan karakterler de mevcuttur. kurgu ve yapı: 8/10 karakter gelişimi: 8/10 felsefi derinlik ve temalar: 8/10 üslup ve anlatım: 8/10 genel puan: 8/10 --- eskiden kırgızlar birbirleriyle karşılaştıkları zaman merhabadan sonra söyledikleri ilk söz “mal, can amanbı?” (mal, can aman mı, sağ mı?) olurdu. çünkü hayvanların durumu insanlardan önce geliyordu. hayat şartları böyleydi. ---
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.