Ağaçlar kitabını bölümlere ayrıdığımızda yazar John Fowles ilk argümantasyon olarak baba ile erkek çocuğunun çatışması ve hayat faktörlerine bakış açısının farklılığını bir bahçe ve doğal-yapay sentaksı içindeki düzen-kaos diyagramını anlatmıştır. Özellikle doğal ve yapay güzelliğin estetik tavrı bağlamında bahçe kavramını ana eklem bağlamında yetiştirilme ve yetişme aksamında düşündüğümüzde babasının bir geçmiş bir tarih art belliğine haiz olduğundan düşüncelerinin daha keskin ve net oluşu, çocuğunsa gelecek ölçütlerinden hareketle daha saydam ve saf baktığını, hayatla ve yaşamakla kirlenmediği cümlelerini kurabiliriz.
Ağaçlar diğer bölümündeyse yazar John Fowles felsefi argümanları kullanarak sanat, estetik, tarih, ontoloji ve epistemik algılanımların anlatımını sağlamıştır. Özellikle bu anlataımı sağlarken doğal-yapay ve birey temalarının izlerini göstermiştir. Bu izleri ağaçlar ve ormanlar üzerinden konuşkanlığı insan gibi olmayan varlıkların dilinden hareketle anlatım algısı kurarak okuyucuya zihni ve yeni bir bakış açısının pencerelerini sunmak istemiştir.
Sonuç olarak; John FowlesAğaçlar bir yaşam diyagramının varoluşsallığını hem psikolojik hem felsefik hem de eylemsel normları ağaçların üzerinden hayat alıntılarını okuyucuya sunmuştur. Ve okuyucunun zihninde hem algısal hem de olgusal olarak sadece bir ağaç ya da orman şekillendirmekten ziyade mitik ve ontolojik temaları sade bir dille vermiştir. Böylelikle okuyucunun bilincinde yer edinmeyi başarabilecek noktalar da bulmuştur.