·412 syf.····Okunma: 08 Aralık 2025 00:00 Kitapta şöyle etkileyici bir hikaye anlatılır;
Ay'a gidecek olan Amerikalı astronotlar, eğitimleri sırasında ABD'nin batısındaki çölde yaşlı bir Kızılderili ile karşılaşırlar.
Astronotların Ay'a gideceğini öğrenen yaşlı adam, onlardan kabilesinin kutsal ruhlarına bir mesaj iletmelerini ister.Mesajı kendi dilinde söyler ve astronotlar ezberlerler ancak yaşlı adam anlamını söylemeyi reddeder ve bunun sadece kabileleri ile Ay ruhlarının bileceği bir sır olduğunu belirtir.
Daha sonra, üsse geri döndüklerinde, astronotlar mesajı yerel dilleri konuşabilen birine tercüme ettirirler.Çevirmen kahkahalarla gülmeye başlar ve mesajın aslında "Bu adamların size söylediği hiçbir şeye inanmayın. Topraklarınızı çalmaya geldiler" olduğunu anlatır.
Yazar Yuval Noah Harari bu anekdotu kullanarak, modern bilimsel keşfin (Ay'a gitmek) bile, sömürgecilik ve toprak kaybı acısı yaşayan bir kültür tarafından nasıl tehdit ve sömürü girişimi olarak algılanabileceğini gösterir. Bu durum, insanları birleştiren büyük anlatıların (ister modern bilim, ister geleneksel ruh inancı olsun) gerçeklikten ziyade ortak hayali inançlar üzerine kurulu olduğunu ve bu hayali gerçekliklerin kültüre göre nasıl değişebildiğini açıklamak için güçlü bir örnektir.