8/10
·192 syf.··
2025 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 00:00
Düşünsenize, sabah uyanıyorsunuz ve evinizin kütüphanesin de genç bir kadının cesedini görüyorsunuz... Veee bu cesedin kim olduğu belli değil, oraya nasıl geldiği belli değil… İşte bu kitapta Bayan ve Bay Bantry'ler, sabah uyandıklarında köşklerinin kütüphanesinde genç bir kadının cesediyle karşılaşıyorlar... Daha sonra ise terk edilmiş bir taşocağında bulunan genç bir kızın cesedi bulunuyor... Ve tabii ki bu olayları çözmek için sahneye Miss Marple çıkıyor: sakin, nazik ama tam bir zeka küpü, bir dedektif! Kitap hem çok akıcı hem de klasik Agatha Christie havasıyla dolu. Kitabı okurken sürekli; "Acaba katil o mu? Yok yok, kesin o değil..." diye şüphenip durdum ve tabii ki katil aklımdaki kişi çıkmadı... Benim için finali tahmin etmek zordu, hiç böyle bir son beklemiyordum. Kitabı zevkle okudum ama yazarı hiç okumamış birisine yazardan bir kitap tavsiye edecek olsam, önceliğim bu kitap olmaz. Agatha Christie’nin kitaplarının sayfa sayısını çok beğeniyorum. Lars Kepler’in polisiye kitabı olan "Ayna Adam" incelemem de sayfa sayısının çok olmasından dolayı şikayet etmiştim, işte polisiye-gizem kitaplarının sayfa sayısı Agahta Christie'nin kitapları gibi kalın olmayınca, okurlar sıkılmadan ve duraksamadan okuyorlar. Bir de Agatha Christie'yi okurken dikkat ettiğim şey şu oldu; ben genelde, yazarın kitaplarındaki dedektifin Hercule Poirot olduğu kitapları daha çok seviyorum. Bu arada neden bilmiyorum ama çizgi film Tweety'de Emma Webster Granny diye yaşlı bir teyze vardı, Miss Marple'yı o kişi olarak düşündüm bir an... :D Kısacası; kitap çok akıcı, merak uyandıran, tam bir Miss Marple klasiği. Son sayfasına kadar “acaba katil kim?” diye düşündürüyor.
Kütüphanedeki CesetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20233,178 okunma
·
157 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.