Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 12 Kasım 2025 19:42 Molière’in zekâsına hayran kalmamak elde değil.
Tartüf, sadece bir oyun değil, ikiyüzlülüğün sahneye taşınmış hâli.
Yüzyıllar önce yazılmış ama bugün bile çevremizde aynı karakterler, aynı yüzler var — sadece isimleri değişmiş.
Tartüf, dindarlık maskesi takan bir sahtekâr.
Kendini “erdemli” göstere göstere etrafındakileri kandırıyor ve bu kandırılış aslında insanın en zayıf yanını gösteriyor: görünene inanma isteğini.
Molière burada sadece bireyi değil, toplumu da eleştiriyor.
Ne kadar zeki, ne kadar sivri ama bir o kadar da eğlenceli.
Dilinin akıcılığı, diyalogların doğallığı ve mizahın yerinde kullanımı sayesinde hiç eskimeyen bir metin çıkıyor karşımıza.
Bir yandan gülüyorsun, ama bir yandan da “acaba ben de mi zaman zaman kandırılıyorum?” diye içinden geçiriyorsun.
İşte Molière’in büyüsü bu: güldürürken düşündürmek.
Tartüf, sadece bir karakter değil; insanlığın içindeki riyakârlığın vücut bulmuş hâli.
Ve Orgon’un ona duyduğu kör hayranlık, insanın kendi gözünü nasıl kapatabileceğini çok güzel anlatıyor.