Gönderi

7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 17:05
Nasibiniz size, siz nasibinize varıyorsunuz, ezelden ebede ilahi bir ölçü bu sanırım. Onu Konuşmak, ona koşmak ona konabilmek ona yakın ve yakin olabilmek için hersey.. Kitabın ismindeki çekicilik ve bunun bende peyda ettiği mekân ve zaman üstü anlam ilgimi çekmisti.."Sizi Buraya Ne Getirdi"   Yazarımız psikoloji alanında farklı bir anlayışı örnekleyen bir eserle karşımıza çıkıyor. Pek popüler olmayan hatta Batı dünyasında bir dönem Freud gibi dönemin biliminde tekel oluşturan bir cenah tarafından sert eleştirilere maruz bırakılan ancak  Carl Gustav Jung ile keşfedilip onun zorlu hayatıyla perçinlenerek psikoloji mecrasında yeniden hayat bulan "kolektif bilinçdışı" ve onun bizim medeniyetimizdeki karşılığı olan "Nefs Bilimi" eserimizde ana tema olarak dolaylı karşımıza çıkıyor. Bu anlayış, İnsanın farklı bir gerçeklik boyutu olan bilinçdışına ve bu bilinçdışının kolektif yapısını ana eksene oturtarak ona ulaşabilme, onun bilinçimizle iletişim  haline geçme yolu olan "Rüyalar"ı merkeze oturtuyor. Rüyaları sıradan ve önemsiz olarak gördüğümüz hülyalar değil; varlığımızın kendi derinliğinden bize gösterdiği, senaristliğini ve oyunculuğunu yaptığı bir tiyatro olarak gören bu felsefe, "rüya terapisi" yle insanın bilinçdışı veya gölgeleriyle semboller üzerinden okumalar yapılıyor. İnsan oluşumuzun gizemli ve bir o kadar sırlı bir hakikat boyutu olan rüyalarımızı bilinçdışımızın bize farketmemiz için yazdığı mektuplar ve gösterdiği sahneleri olarak değerlendirip, bu metot üzre gölgelerimizden bilincimizin yüzeyine çıkan sembolleri görüp, okuyup analiz ederek çözümlemeler yapılıyor.. Mustafa merterin "Dokuzyuzkatlı Insan" ve "Nefs Psikolojisi" gibi eserleriyle önümüze yeniden getirdiği; Mevlana, İbni Sina gibi öncülerle kadim İslam Medeniyetinin pisirdiği bu insanı anlama ve tanıma felsefesini,  psikoloji anlayışını ve tasavvuf harmanını, yazarımızın nahif ve akıcı dilinde geliştirdiğini görebiliyorsunuz. Eserde Maneviyettan ve duygulardan berileştirilen  metaryalist bir psikoloji anlayışını aksine insanın kendisiyle, kendisinin çok katmanlı yapısıyla barışmasının tecellilerini tüm boyutlarıyla şahit oluyorsunuz. Bu çerçevede modern insanın haz ve hız odaklı akışkan ve değişim üzerine temellendirerek hep ihmal ve ihlal ettigi maneviyat, dolaylı olarak burada buram buram işleniyor. Yer yer mesneviden, islam medeniyetinde entelektuel izler bırakmış aydınların sözlerine ya doğrudan yada tevillerle yer vererek eserin zenginliğini artırılıyor. Bu yönüyle kitap, yazarın ait olduğu medeniyetin diri ve zengin derinligiyle barışık olduğu ve ondan nasiblenerek beslendiğini ayân ediyor. Bununla beraber yazarımız eserini iki katman üzerinde inşa ederek, okurunu bu iki boyut arasında fevkalede bir sefere çıkartıyor. Birinci katmanda daha önce terapilere katılarak psikolojik yaralarını daha da derinleştiren bir danışanın seanslar boyunca kendi iç alemine yolculuğunu, içini zamansızca deşmelerini, çığ gibi büyüyen yaraları, tüm bunlara karşı yaşadığı körlüğü, amâlığını kabullenmemeyişleri ve kendinde kayboluşları karşılıklı konusmalar ve tahlillerle anlatıyor. Burada kendinizden bir parça, kendi yaralarınızdan numuneler ve varlığınıza şuursuzca zarar veren kendi kıskaclarınızı görebiliyorsunuz.. İkinci katmanda ise ilahi bakış açısı denilebilecek bir tarzda bir bilge, olaylar üstü derinlikli analiz, ferahlatıcı sentez ve güzide değerlendirmelerle büyük resmi görmenize ve bütüncül anlamlara ulaşma imkânı sağlıyor. Kendi okuma ve görme yeteneğiniz ölçüsünde burada ulaştığımız anlamı, daha renkli daha gerçekçi daha derinlikli ve daha da sağlıklı ve sağlam kavramamıza imkan tanıyor.. Bunlarla bereber yazarımız psikolojinin soyut bir bilim dalı olması hasebiyle buradaki bilgi ve teoriye dair okurda oluşabilecek bıkkınlığı ve yorgunluğu engellemek ve hakikatte dair bu seyrinizi konforlu hale getirmek için ifâ edilen her zerreyi ya hikayeleştirerek ya da nahif betimlemeler yaparak kırıyor. Yazar, psikolojinin soyut ve zihin yorucu tanım ve ifadelendirmelerinden  bizi sıyırarak akıcı ve narin bir olay örgüsüyle  hakikatin izlerini derinlemesine önümüze seriyor. Olaylar, ruh halleri, zihnin beden uzerindeki bilinçsiz hareketleri..  fevkalede tasvirlerle eşiğine vardığımız  anlamı farklı boyutlarla tamamlamamızı sağlıyor. Yazar, sadece danışan, danışılan arasındaki ruhsal macera değil hekim rolündeki psikoloğun da içinde deveran eden, çığlığa dönüşen hesaplaşma hallerinin analizleri ve bunları aşarak  öteye ulaşma yollarını incelikle satır aralarına serpiştiriyor. Sayfa aralarında durup soluklanacağınız, düşünüp kendi varlığınızda, derinliklerinizde  yığarak biriktirdiklerinize dair hesaplaşmaları tetikleyecek sorgulamaları bırakmayı da ihmal etmemiş yazarımız. Ayrıca her bölüm sonunda  içine daldığınız o kara dünyadan çıkabileceğiniz izleri de buluyorsunuz.. Olmaklığın zorlu patikalarında, kendine vasıl olmanın kaygan zemininde kendimize dönük en büyük sorunun aynasızlık olduğunu, hayatı kavramak için önce  varlığımızda susmuş, puşmus,  sinmiş o yetimi yani kendimizle tanışmak gerekliliğini; herkesle ve herseyle barışmak için ilkin içimizdekiyle hesaplaşmak aciliyetini bir kere daha anlıyoruz. Manâ arayışının bu sarih ve sahih yolunda, kulluğumuzun bu müzmin seyr-u seferinde önce kendimizi kendimize yoldaş kılmak, nefes almak gibi bir ehemmiyetle hep önümüzde dikiliyor.. Çağın modern ve yumuşak baskıları altında daima ıskaladığımız bu hakikati, yazar bir kez daha yüzümüze, dimağımıza, sadrımıza çarpıyor. Aşmak için önce kendimize varmalıyız, Aşmak için önce kendi taşmalarımızı farketmeliyiz.. Aşmak için önce kendi karanlığımızla yüzleşmeliyiz.. Cesur ve kavi bir cesaret, diri  bir dirayet, ve engin bir farkındalıkla.. Akıcı bir hikaye, güzide tasvirler, derinlikli analizler ve ufuk açıcı değerlendirmelerle yazar, bizi bu bereketli hakikatin eşiğine getiriyor. Zengin ama sade bir dil, ister istemez empatiyle sizi danışan ve danışılan koltuğuna oturtan bir çekicilik, zaferi ve felahı iliklerinizde hissettiren bir anlaşılmış olma hissiyle enfes bir yöntem var eserde.. Manâ arayışınıza derinlik, ufuklarınıza genişlik katmasini dilerim, huzur ve surur ile her dem hayırda kalınız..
Sizi Buraya Ne Getirdi?Nursena Balatekin · Ketebe Yayınları · 2025167 okunma
·
2 +1'leme
·
546 Gösterim
1 Yorum
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.