9/10
·256 syf.··
2023 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 00:00
Hagop Mıntzuri 1897 ile 1940 yıllarını, çocukluğundan yetişkinliğine kadar geçen süreci Istanbul'u merkeze alarak resmetmiş adeta. Dönemin esnafı, kahvecisi, helvacısı ve ciğercisi karşınızda ve sizi adeta elinizden tutup cadde üzerinde gezdirircesine; tüm o devinimin içine katarak anlatıyor. Günümüzde artık etnografya müzesinde karşımıza çıkacak olan yöresel giyimi; milliyete göre renk seçimine, kumaş türünden, işlemelerine kadar ayrıntılı aktarıyor. En keskin gecişi de köyünden gelen Hagop'un tahsili için birden şehirli kıyafetlere bürünmesiydi. Sadece kıyafetleri değil dili de değişecektir Hagop'un; bazen de bile isteye şivesiyle konuşmaya devam edecektir. Istanbul... Bademcik ameliyatı için gelip, 25 dakika ile gemiyi kaçırıp sonra bir daha geri dönememek... Köyde hem öğretmen hem çiftçi, köylu Hagop; Istanbul'da yemci, fırıncı, yazıcı, kilise görevlisi Hagop, yaşamaya, yazmaya ve mücadeleye devam eder... Kitaptan kısacık alıntılar ile postu bitirirken, Hagop Mintzuri hissettim seni, hüznünü, acını ve çaresizliğini... "Adın ne?" diye sordular bir gün. "Ermeni'yim. Adım Agop," diye cevapladım. Benim âdetimdir, önce Ermeni olduğumu söylerim. Bilirim ki milliyetimi öğrenmek isterler. Ben konuşurken köyümün kelimelerini kullanıyordum. "He", "yoh" derdim. Veya, bizim Gencidere'nin, Sini- bize'nin, Kerege'nin köylüleri gibi "ecük", "bir pırtık." "Hayır oğlum," derlerdi. "Burası sizin dağlar değil. Ecük, bir pırtık ne? Burasi İstanbul'dur. Azıcık, bir parça de." Peki der ama gene unutur, bazen de onları kızdırmak için kendi sözcülerimi kullanırdım. "Voğıda'ya söyledim, akşam evde dedeme, anneme de söyledim. "Kalmayacağım, sadece iki günlüğüne gidip geleceğim," dedim. Gitmemi istemediler. Kim duyduysa aynı şeyi söyledi. Herkese, "Hayır gideceğim, yirmi yirmi beş güne kadar buradayım. Allahaısmarladık dahi demeyeceğim evime," dedim. Hiç tahmin edebilir miydim neler olacağını? Dönemeyeceğimi ve bir daha birbirimizi hiç göremeyeceğimizi. Voğıda da hamileydi, Haç Yortusu ayında bir erkek çocuk doğurdu. Haço koyduk adını. Beni yaşlı gözlerle uğurladılar."
İstanbul AnılarıHagop Mıntzuri · Aras Yayıncılık · 201778 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.