·464 syf.····Okunma: 08 Kasım 2025 23:21 “Adalet bazen en çok ona inananları yaralar…”
Bugün sizlere İlayda Koçyiğit’in ilk romanı Savcı ile geldim
İlayda Koçyiğit’in kalemini sevdim. Cümleleri sade ama vurucu; duyguyu iyi aktarıyor. Karakterlerin iç dünyası güçlü, özellikle Ela’nın iç sesi beni zaman zaman derinden etkiledi. Ama kurgusal anlamda beklediğim kadar bütünlüklü hissettirmedi. Sanki hikâye çok şey anlatmak isterken bazı yerlerde dağılmış gibi geldi
Buna rağmen kitap, “adalet” kavramına farklı bir yerden bakmamı sağladı. Belki de adalet sadece mahkemelerde aranan bir şey değildir; bazen kendi içimizde bulmamız gereken bir denge, bir affediş biçimidir.
Savcı, ilk sayfalarında adalet, geçmiş ve yüzleşme temalarıyla beni hemen içine çekti. Ela Aydemir’in hikâyesi — adaletle yaşayan ama kendi geçmişiyle barışamayan bir kadının hikâyesi — duygusal olarak oldukça yoğun. Fakat ilerledikçe bazı sahnelerde anlatımın biraz karıştığını, olayların birbirine girdiğini hissettim. Özellikle geri dönüşlerle verilen bölümler, duygusal etkisini korusa da okur olarak yer yer bana odağımı kaybettirdi.
Kitabı en iyi şu cümle ile anlatabilirim bence; adalet ve vicdan arasında kalmış bir ruhun hikâyesi.
Özete gelecek olursam
Ela Aydemir, adalet için savaşmayı kendine görev edinmiş bir savcıdır. Geçmişinde büyük bir travma gizlidir; bu travma hem mesleğini hem de hayatını şekillendirmiştir. Yıllarını başkalarının suçlarını aydınlatmaya adasa da, kendi geçmişinin karanlık sayfası asla tam olarak kapanmaz.
Bir gün her şey, ansızın yaşanan bir olayla altüst olur. Ela, gizemli bir şekilde kaçırılır. Gözlerini karanlık bir depoda açtığında artık yalnızca bir “savcı” değildir; geçmişinin, düşmanlarının ve kendi vicdanının tutsağıdır. Kaçırılmasının ardında yatan sırlar, onu hem eski dosyalarına hem de geçmişte yüzleşmekten kaçtığı insanlara geri götürür.
Olaylar ilerledikçe Ela, kime güvenebileceğini, kimin düşman, kimin müttefik olduğunu ayırt etmekte zorlanır. Her yeni ipucu, bir öncekinden daha karanlık bir gerçeği ortaya çıkarır.
Kitap boyunca gerilim, psikolojik çözümleme ve duygusal yüzleşme iç içe ilerliyor. Ela’nın hem hayatta kalma mücadelesi hem de kendi içindeki “adalet” kavramını yeniden tanımlama süreci anlatılıyor…