9/10
·98 syf.··
2025 116. kitabı
Bu kitabı okurken garip bir tanıdıklık hissi yaşadım. Sanki uzun süredir sezdiğim ama tam ifade edemediğim o “sanat neden artık büyüleyici gelmiyor?” sorusunun cevabı karşıma çıkmış gibi… Baudrillard bazen sert, bazen de bir çeşit kırgınlıkla anlatıyor bunu. Ve ben o kırgınlığı çok iyi anladım. Sanatın özgünlüğünü kaybedip bir gösteriye dönüşmesi kısmı özellikle içime oturdu. Artık hiçbir şey kendisi olduğu için var olmuyor; her şey yeniden üretilebilir, paketlenebilir, parlatılabilir bir şeye dönüşüyor. Bu, bence sadece sanatın değil, hepimizin yaşadığı bir şey. İçerikler, imgeler, hikayeler… hepsi kusursuz ama bir o kadar boş. Baudrillard’ın altını çizdiği bu boşluk bana fazlasıyla tanıdık. Teknoloji ve sinema üzerine söyledikleri de benim düşüncelerimle çok örtüştü. Eski filmlerin eksikliğinde, bulanıklığında, hayal gücüne alan açan o boşlukta bir büyü vardı. Şimdi o boşluğun yerini kusursuzluk alıyor ve kusursuzluk nedense büyüyü öldürüyor. “Mükemmellik aldatamaz” dediğinde itiraf edeyim, biraz durup düşündüm. En çok etkileyen şey ise metindeki hafif bir yas hissi oldu. Sanatın artık bir değer değil, bir meta haline gelmesinden duyduğu rahatsızlığı çok net hissediyorsun. Ben de okurken aynı rahatsızlığı hissettim ama Baudrillard bunu öyle berrak açıklıyor ki insan hem üzülüyor hem de “evet, sorun tam burada” diyerek rahatlıyor. Kısacık bir kitap olmasına rağmen bende yoğun bir etki bıraktı. Sanatın bugünkü haline duyduğum yabancılık, modernitenin her şeyi aşırı açıklayıp hiçbir şey bırakmayan doygunluğu ve hayal gücünün giderek daralması… hepsi bu kitapta yerini buldu. Ben gerçekten sevdim; doğru zamanda okuduğum metinlerden biri oldu.
Sanat KomplosuJean Baudrillard · İletişim Yayınevi · 2010170 okunma
·
154 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.