Savaş, Tutku ve Kanatlar
8/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2025 154. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 23:12
Ejderha Binicileri, İleri! Bugün sizlere savaş, askeri strateji, aksiyon, macera, romantizm ve en önemlisi de ejderhalarla dolu bir kitabı tanıtmaya geldim. Her şeyden önce siz de tıpkı benim gibi ejderha sever biriyseniz ve “Keşke benim de bundanım olsa,” diye düşünenlerdenseniz, bu kitabı ne olursa olsun seveceğinizi düşünüyorum. Ha, bu sevgiye engel teşkil edebilecek ya da aksine daha da pekiştirebilecek yönleri de yok değil. Öncelikle onlardan bahsetmek istiyorum ki uyarı niteliğinde olsun. Konusunu sonrasında anlatırım zaten. Hikâyenin bir noktasından sonra smut sahneler görüyoruz. Romantizmin yaşanacağı zaten belli ama işlerin bu raddeye kadar ilerleyeceğini bilmeniz gerekiyor. Ayrıca ana karakterler dışındaki çoğu kişi de yer yer müstehcen yorumlarda bulunuyor. Eğer bu tarz içeriklerden rahatsızlık duyuyorsanız, baştan hiç okumayın derim. Kendisi de bir asker çocuğu olan yazarımız Rebecca Yarros , askeri karakterleri sevdiği için kurgunun büyük bir kısmı da buna göre şekillenmiş. Basgiath Askeri Akademisi, bu akademide ölümcül koşullar altında eğitim gören adaylar; iki ülke arasında süregelen yüzyıllık savaş, aktif saldırılar, teknik bilgi akışları ve tatbikatlar… Bolca askerî detay sizi bekliyor. Ölüm, yaralanma, tehdit ve türevlerine dair bir dolu ifade ve durum da haliyle mevcut. Karakterlerimiz ejderha binicisi olabilmek için amansız koşullarda eğitim görüyor ve onlara layık olabilmek adına insanlıklarını büyük ölçüde geride bırakmak zorunda kalıyorlar. Basgiath Akademisi zaten bu yaklaşımı benimsediği için de ne yazık ki kimsede acıma, merhamet veya yardımseverlik gibi erdemler bulamazsınız. Ben şahsen bu akademinin yöntemlerini hiç doğru bulmuyorum ama bir okuyucu olarak elim kolum bağlı ne yazık ki. Sanırım uyarı faslı bu kadardı. Konuya gelirsek: Navarre ve Poromiel krallıkları arasında yüzyıllardır süren bir savaş var. İki taraf da birbirinden nefret ediyor ve bu yüzden ülkeler kendi askerlerini yetiştirme konusunda oldukça “yaratıcı” yöntemlere başvuruyor. Navarre ejderhaları dost bellemişken, Poromiel griffonların gücünden yararlanıyor. Ana karakterimiz Violet Sorrengail, hayatı boyunca katip olmak için eğitilmiş biri. Savaşlardan uzak, arka planda kalmak istiyor. Fakat babasının ölümünün ardından annesi – bir general – onu tıpkı kendisi gibi bir ejderha binicisi olması için Basgiath Akademisi’ne gönderiyor. Şu kadarını söyleyeyim: ilk aşama bile ölümlerle dolu ve bundan sonrası asla kolaylaşmıyor. Üstelik Violet ne annesi kadar güçlü, ne abisi kadar stratejik bir deha, ne de ablası kadar dayanıklı. Aralarındaki en zayıf halka diyebiliriz. Ve annesi büyük bir askerî figür olduğu için akademideki pek çok düşman çocuğunun onu hedef alması kaçınılmaz oluyor — buna büyük isyan liderinin oğlu Xaden Riorson da dâhil. Hikâyenin büyük kısmı akademide geçiyor çünkü Violet henüz birinci sınıf öğrencisi. Başta yavaş yavaş güçlenişini, kendini geliştirişini okuyoruz. Hedefi: “Harman” denen o büyük sınavı sağ atlatmak ve kendi ejderhasını kazanmak. Evet, bazı kısımlar yer yer sıkıcı ve tekrara düşüyor; ama sonlara doğru işler Ninja Warrior kıvamına geliyor. Özellikle “İmtihan” sahnesi ve ejderhaların sahneye çıkışıyla birlikte tempo bir anda yükseliyor — ve hikâye asıl o noktada nefes aldırmaya başlıyor. İnsan–ejderha ilişkileri gerçekten çok iyi yazılmış. Aralarındaki mühür olayı, güç paylaşımı, zihin bağı… “Ejderhanı Nasıl Eğitirsin”in daha karanlık ve fantastik versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Buradaki ejderhalar zeki, alaycı, hatta yer yer ukala karakterler; kesinlikle çok ilgi çekici kişilikleri var. Xaden karanlık, gizemli ve sırlarla dolu biri gibi görünse de içten içe pamuk gibi bir adam. Violet zeki, kararlı, güçlü… ve açık konuşayım: çıra gibi, Xaden’ı tutuşturacak kadar ateşli. Yalnız şu da var; hikâye “düşmandan aşka” olarak pazarlanmış olsa da aralarında hiçbir zaman gerçek anlamda bir düşmanlık yoktu. Aşk çok ani gelişti, çoğunlukla fiziksel çekim üzerine kurulu. Xaden’ın gözünden okuyamadığımız için onu tam tanıyamıyoruz ama Violet’in biraz “sapıkça” davrandığını da söylemeden geçemem. Birbirlerini sevdiklerini itiraf ettikleri andan itibaren ise… eh, tavşanlar gibi çiftleşmeye başladılar diyebilirim. Yani bu tutkulu aşkta Xaden’ın da pek masum olduğu söylenemez. Dördüncü Kanat hakkındaki genel görüşüm: En çok “smut” kısmı bazı okuyucular için rahatsız edici olabilir, o yüzden yaş sınırına dikkat etmekte fayda var. Onun dışında hikâye kötü değil, hatta türü için gayet sürükleyici. Serinin ilk kitabı olduğu için hem gelişmeye açık hem de önünde çok büyük bir potansiyel var. Sonuç olarak öneririm; epik fantastik türü için güzel bir başlangıç. Ben şahsen devam kitaplarını kesinlikle okuyacağım.
1000Kitap
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
·
504 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben serinin bitimiyle okurum gibi duruyor ikinci kitap birinci kitaptan geri kalsada fena değildi ama bu seri dizi gibi tek seferde ye bitsin hesabıyla bitiririm gibi bir de duyduğuma göre 5 kitap olacakmış ohooo
Firefly
Gönderi Sahibi
Ohooo x2. Ben bilmiyordum bunu ya sayende öğrendim, sağol😅