Bazı kitaplar insanın içini ayna gibi yoklar. Okudukça fark ediyorsun ki karanlık dışarıdan gelmiyor, hepimizin içinde sessizce bekliyor. Medeniyet dediğimiz şey, kurallar, düzen sandığımızdan daha kırılgan bir perde. O perde yırtıldığında sadece örtüsü kalkıyor. Yine de böyle bir karanlığın içinde bile ışığı taşıyan insanlar var. Dünyanın çöktüğü anlarda bile ayakta kalan bir vicdan, bir merhamet.. Körlük kitabı, insanın en zayıf en güçlü yanını aynı anda hatırlatan, okurken rahatsız eden ama bitirdiğinde insana çok şey katan bir yüzleşme. Anlıyoruz ki aslında görmek gerçekten gözlerle ilgili değil.