Merhaba, yeni bir eser daha doğrusu defalarca tekrar tekrar okuduğum cümlelerin birlikteliği ile ortaya çıkan bir hayat dersini incelemek üzere yola çıkıyorum. Umarım beğenirsiniz.
Haydi o halde başlayalım...
Lev Tolstoy 'un " İtiraflarım " eseri, yazarın edebi kariyerinin zirvesindeyken, yaklaşık elli yaşlarında yaşadığı derin varoluşsal krizi samimi ve çıplak bir dille anlattığı, kısa ama etkisi büyük bir otobiyografik denemedir. Kitap, Tolstoy'un kendi iç sesiyle hesaplaşmasının, hayatın anlamını bulma arayışının ve manevi uyanışının bir dökümüdür.
Tolstoy, bu eserde hayatının büyük bir bölümünü, özellikle gençlik ve olgunluk dönemlerini, acımasız bir dürüstlükle masaya yatırır. Savaş, kumar, cinsel ahlaksızlık, bencillik ve yalanlarla dolu o dönemin anlamsızlığını ve boşluğunu itiraf eder. Edebi şöhretin, zenginliğin ve aile hayatının bile ona kalıcı bir mutluluk ve huzur getirmediğini fark eder. Tolstoy'un buhranı, kişisel bir sıkıntıdan öte, hayatın temel anlamını sorgulayan felsefi bir krize dönüşür.
Yazarın kafasını kurcalayan temel soru şudur: "Ben neden varım? Hayatımın bir amacı ne? Kaçınılmaz ölüm karşısında tüm bu çabaların manası ne?" Bu sorular onu öylesine köşeye sıkıştırır ki, deliliğin sınırlarında gezinir ve intihar düşünceleriyle boğuşur. Hayatın, ejderhanın ağzında sallanan ve kuyudaki canavardan kaçmaya çalışan bir seyyah metaforuyla anlatıldığı bölümler, yazarın içinde bulunduğu çaresizliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyar.
Bu bunalım sürecinde Tolstoy, hayatın anlamını bulmak için çeşitli yollara başvurur, ancak her birinde hayal kırıklığına uğrar, şöyle ki;
Bilim ve Felsefe: Akıl ve mantık yoluyla kesin bir cevap bulmaya çalışır. Ancak bilim, varoluşun "nasıl" olduğunu açıklasa da "neden" olduğunu açıklamaz. Filozoflar ise ya hayatın anlamsız olduğunu, dolayısıyla sonlandırılması gerektiğini (Schopenhauer gibi), ya da sorunun cevabının insanın kendi sınırlı aklının ötesinde olduğunu söylerler.
Aydınların ve Zenginlerin Yaşam Tarzı: Kendi sosyal çevresinin, yani soylu ve eğitimli sınıfın, hayatı sadece haz ve kibir üzerine kurduğunu görür. Onların yaşama dört farklı tepki verdiğini gözlemler:
Cehalet: Soruyu hiç sormamak.
Hazcılık: Gerçekleri görmezden gelip anlık zevklere odaklanmak.
İntihar: Hayatın anlamsızlığına dayanamayıp son vermek.
Zayıflık: Anlamsızlığı bilerek yaşamaya devam etmek. Tolstoy kendini bu dördüncü grupta bulur ve bu durum onu tatmin etmez.
Tolstoy, tüm bu yolların çıkmaz sokak olduğunu fark ettikten sonra gözünü sıradan insanlara, yani köylülere ve fakirlere çevirir. Onların, kendisinin sahip olduğu her şeye sahip olmamalarına rağmen, ölüm korkusu olmadan ve hayatlarına anlam vererek yaşadıklarını görür. Bu insanları hayata bağlayan şeyin sağlam bir inanç olduğunu keşfeder.
Bu durum, Tolstoy'u geleneksel Ortodoks Hristiyanlığına geri dönmeye iter. Ancak kiliseye ve dogmalara olan inancı, belirli bir süre sonra tekrar sarsılır. Kilisenin ritüelleri, siyasi güçle olan ilişkisi, mezhepsel çatışmaları ve özellikle savaşları onaylaması, onun saf bir inanç arayışına ters düşer.
Sonuç olarak Tolstoy, kilisenin kurumsallaşmış dogmalarını reddeder, ancak İsa'nın ahlaki öğretilerine ve sıradan insanların basit, dürüst ve fedakar yaşam biçimini temel alan evrensel bir inanç anlayışına ulaşır. Ona göre gerçek anlam, bilimde, felsefede veya kurumsal dinde değil; akılla değil, kalple kavranan, Tanrı'yı ve dolayısıyla bütün insanlığı sevmekte yatar. Hayatın anlamı, kişisel hazzı değil, başkalarına hizmet etmeyi ve iyilik yapmayı amaçlayan bir yaşam sürmektir.
"İtiraflarım", Tolstoy'un ileriki yıllardaki eserlerinin (özellikle sosyal ve dini içerikli makalelerinin) ve yaşam tarzının da bir manifestosu gibidir. Kitap, edebi bir eser olmaktan çok, açık ve samimi bir dürüstlükle yazılmış, kişisel bir vicdan muhasebesi olduğu için okuyucuyu derinden etkiler. Her ne kadar ağır ve felsefi konuları ele alsa da, yazarın akıcı ve içten dili sayesinde kolaylıkla okunabilir ve okuyucuyu kendi hayatını sorgulamaya davet eder. Bu kitap, varoluşsal sorgulamaların ve manevi uyanışın evrensel bir örneği olarak kabul edilir.
Keyifli okumalar...