·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Kasım 2025 13:05 İlk başta düşünce ilginç gelebilir ama birkaç yıl önce ben de etkilendiğim filozof ve yazarlarla hayali terapi seansları yapmaya kalkışmıştım. Tabii, yine Rabialık yaparak bu giriştiğim yolda da biraz haz aldıktan sonra yarıda bırakıp başka bir projeye atladım. Kafasında sürekli fikirler uçuşan biri olarak bir çift kanatla gökyüzünde süzülmeye devam etmek, çok zor! Bunu elbette zihninde başka uçucu fikirlerle mücadele etmek zorunda kalan anlar. Neyse...
Nora Kreft, benden bir adım öne geçerek projesini tamamlamış olduğundan dolayı tebrik ediyorum. Açıkçası bu tür fikirler üst düzey bir yaratıcılık değil, yine de zengin bir hayal gücü gerektirdiği aşikâr. Bir tür zihin okuma; en sevdiğimiz ve sürekli yaptığımız bir genelleme değil mi? İşte bu kitap da buna örnek. Sekiz ünlü filozofla yapılan hayali bir akşam yemeği: Sokrates, Augustinus, Immanuel Kant, Søren Kierkegaard, Sigmund Freud, Max Scheler, Simone de Beauvoir, Iris Murdoch. Onları tanıyarak yapılan tahmini fikirler... Bir bakıma kümülatif bir üretim. Sonuçta, düşündürücü yanları yok değil, var.
Aşkın ne olduğu, özgecilik, diğerkâmlık ve bilgelik yönünden incelenmesi, mutlu mu yoksa mutsuz mu ettiği, sevgilinin eşsizliği ve yerinin doldurulup doldurulamayacağı üzerine tartışılması, sevilenin zihinsel temsil mi yoksa bir hormon karışımı mı olduğu, sağladığı fayda ve verdiği zararlar açısından kıyaslanması, merak ve haz tetikleyicilerinin ele alınması, sevmenin gerçekten var olup olmadığı, sevme yeteneğinin kaynağı, bir özneye ihtiyaç var mı yoksa kişinin kendini sevmesinden mi ileri geldiği üzerine, robotlarla ilişkinin gerçekçiliği ve kişinin robota yansıttığı şeyin ne olabileceği gibi pek çok konuya değiniliyor.
☆ Dikkat, kitapta bir cevaptan öte düşündürmek amaçlanmıştır. Aradığınız cevabı kitapta bulamayacağınızı garanti ederim. Klişe olacak ama cevap, hâlâ sizde. Ee, neden okumalıyım o hâlde¿
♡ Siz söyleyin onu da. (;