Kitabın tesirini şöyle ifade edebilirim: Suratıma okkalı bir tokat patlatıp kapıyı yüzüme kapatmışlar gibi!
Barnes, hafızanın güvenilmezliğini öyle sakin ve yalın bir şekilde örüyor ki, hikâye boyunca her şey normalmiş gibi ilerlerken finalde hazırlıksız yakalıyor. Kitap bitti ama etkisi kolay kolay geçmedi; sayfaları kapattıktan sonra düşünmeye, sorgulamaya devam ettiriyor. Uzun süre kitap üzerine düşünmek kaçınılmaz. Hafıza, suçluluk, zaman ve insan ilişkileri üzerine çarpıcı bir metin. Kısa ama yoğun, sade ama güçlü bir roman. Ben romanın en çok insan ilişkilerindeki kör noktaları göstermesini, geçmişe farklı açılardan bakma zorunluluğunu ve tarihçi olduğum içinde tarihe yaklaşımını sevdim.