·99 syf.····Okunma: 13 Kasım 2025 22:52 Bitirince "Ne okudum ben ya ?"dediğim blr kitaptı.Kendisi kısa lâkin içerik olarak çok yoğun ve anlaması güç.Bazıları psikolojik olarak ağır bir kitap olduğunu söylüyor fakat bundan ziyade anlatılan şeyi anlamak asıl mesele.O da sadece okumakla olan bir şey değil, detaylı bir şekilde bağlantı kurmayla ve yazarın psikolojisini analiz etmekle mümkün.
Kör Baykuş, anlatıcının zihninde kurduğu ideal dünya ve ideal kişi üzerinden ilerliyor. Ölü kadın figürü, gerçekte var olan birinden esinlense de, anlatıcının zihninde bambaşka bir hale bürünüyor; gerçek birini, kendi kafasında yarattığı ölü ideal ile birleştiriyor. Bu yüzden anlatıcının yaşadıkları, fiziksel bir astral seyahat değil, zihninde yarattığı bir metafor gibi okunabilir.
Anlatıcıya empati duymak zor değil çünkü onun yaşadıkları, bizim de yaptığımız bir eylemin uç bir örneği gibi. Hepimiz gerçekleri kendi zihnimizde idealize ederiz; ancak anlatıcı bu ideale o kadar saplanıyor ki, gerçeklikten kopuyor. Eğer yüzleşmeyi bilseydi, belki kurtulabilirdi, ama cesareti yok; kendini sürekli kafasında kurduğu dünyaya ve kişiye bağlamış durumda. Yani yaşama ihtimali vardı ama kendi seçimiyle kendini ateşe attı.
Bence Hidayet’in kendisi de bu metinle iç dünyasını, itiraf edemediği duygularını, karanlık yönlerini yansıtıyor. Yazmak onun için bir kurtuluş yolu ve bu ona içsel bir arınma sağlıyor. Bu açıdan Kör Baykuş, insanın kendi karanlıklarıyla ve saplantılarıyla yüzleşmesini okuyucuya net bir şekilde gösteren bir kitap.