Her sayfasında acının, kaybın ve direncin iç içe geçtiği bir hikâye. Fugui’nin zenginlikten yoksulluğa, umuttan umutsuzluğa uzanan yolculuğu, insanın yaşama tutunma içgüdüsünü en sade ama en vurucu biçimde anlatıyor.
Kitap boyunca yaşanan onca trajediye rağmen yazar, “yaşamanın kendisi”nin bir direniş olduğunu hissettiriyor. Her şeyini kaybetmiş bir insanın hâlâ nefes alıyor olmasının bile bir anlamı var burada.
Basit bir dille anlatılmış ama etkisi uzun süre geçmeyen, derin bir roman. Sessiz, sarsıcı ve çok insanca.
Yaşamak