Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 13 Kasım 2025 10:31 Okumak için bu kitabı seçmemdeki temel etken Atatürk'ün okul müfredatına ekletmek istediği ve okuyan pek çok kişi tarafından "etkileyici ve bakış açımızı değiştirici" olarak nitelendirilen bir kitap oluşuydu. Okurken ben de benzer şeyler hissettim. Özellikle eğitimin gerçekten neler yapabileceğinin farkına vardım.
Kitabın ilk çeyreği diyebileceğimiz bölümünde Finlandiya'dan, kuruluşundan ve özellikle eğitim sisteminden bahsediliyor. Daha önce de söylediğim gibi Finlandiya'nın eğitime bakışı beni gerçekten etkiledi. Sistem hakkında daha fazla bilgi aldıkça aklımda "Bu çok güzel ama bunu cidden nasıl başarıyorlar?" gibi soru işaretleri oluştu çünkü yıllarca sınavla karşılaştırılmaya ve rekabete dayalı bir eğitim sistemi içinde bulunan bizler için sınavsız ve öğrencilere bireysel olarak yapılan bu eğitim neredeyse imkansızmış gibi geliyor. Her öğrenci farklı bir birey olarak kabul edilerek onları sınavla yarıştırmak yerine kendi ilgili ve başarılı oldukları alanlara yönlendiriyorlar.
Ayrıca bu başarılı eğitim sistemi bir lüks değil, ülkenin en küçük yerlerinde dahi pek çok farklı okul bulunuyor. "Tavestgus sakin bir kasabadır ve yaklaşık altı bin kişi burada yaşamaktadır. Kasabayı yürüyerek bir ucundan diğer ucuna 7-8 dakikada katetmiştim. Tavastgus'ta bir otel ve büyük salonunda bazen tiyatro oyunlarının da oynandığı bir restoran olmasına karşılık sekiz yıllık bir erkek lisesi, örmecilik yüksek meslek okulu, Fince ve İsveççe eğitim veren iki kız lisesi, kızlar ve erkeler için iki yüksek halk okulu, Özgür Kilise pazar günü okulu, ıslah okulu, hazırlık okulu, hapishanedeki mahkumlar için okul ve Rusça eğitim veren bir okul bulunmaktadır. Rusya'da bu kadar çok okulun bulunduğu altı bin nüfuslu bir kasaba gösterin lütfen."
Ayrıca eğitimin temelini oluşturan öğretmenler de özenle seçiliyor. Çok saygın bir meslek olan öğretmenlik herkesin icra etmek istediği bir meslek olsa da öğretmen okuluna girmeye hak kazananlar yalnızca zeki ve başarılı insanlar değil insanlarla iletişimi güçlü, liderlik becerisine sahip inanlar.
Tüm bu etkenler Finlndiya'nın dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip olmasına sebep oluyor. Fakat tüm bunlar bir anda olan şeyler değil, kitabımızın ilerleyen kısımları da aynen bu konuyu yani Finlandiya halkının aydınlanmasını anlatıyor.
~𝙀𝙜̆𝙞𝙩𝙞𝙢𝙡𝙚 𝙠𝙖𝙡𝙠ı𝙣𝙖𝙣 𝙗𝙞𝙧 𝙪̈𝙡𝙠𝙚
Kitabın Finlandiya hakkındaki bilgilendirmeden sonraki kısımları ülke kalkınmasında büyük rol oynayan Johan Vilhelm Snelman ve onun düşünceleri ile geçiyor. Zeki, eğitimli ve kültürlü bir aydın olan Snelman; hayatını Finlandiya'nın eğitilmesine ve kalkınmasına adıyor.
Aynı şeyi tekrar tekrar söyledim biliyorum fakat bir ülkenin kalkınmasında eğitimin bu derece büyük bir rol alabileceğini bu kitabı okumadan tahmin edemezdim.
Snelman, önce öğretmenlerin yani eğitimin temel kaynağı olan insanların gözünü açıyor, onlara "gerçek eğitimin" nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Daha sonrasındaysa din adamlarına artık unutulan görevlerini tekrar hatırlatıyor. Çünkü insanın en önemli ihtiyaçlarından olan inanç hayatımızı çok büyük ölçüde şekillendiriyor. Gitgide bu eğitimler halkın içine kadar geliyor ve bu şekilde "halk üniversiteleri" ortaya çıkıyor. Kısacası, Snelman ve onun gibi kendini Finlandiya'nın gelişimine adayan diğer aydınlar Finlandiya'yı gerçekten aydınlatıyor.
Ve bu aydınlanma aşama aşama tüm ülkeye yayılıyor; öğretmenlere, din adamlarına, kışlara ve en son da köylere... Aydınlanan ve bilinçlenen Fin ulusu bu şekilde anlıyor eğitimin önemini... Ve tabi eğitimin bu kadar önemli olduğunu sonradan fark eden bir toplumun bu konuya yatırım yapması ve bu şekilde gelişmesi kaçınılmazdır. Bütün bu etkenlerin birleşmesiyle de "dünyanın en iyi eğitim sistemi" olarak nitelendirilen Fin eğitim sistemi ortaya çıkıyor. Fakat bu sistem durağan değil; halen daha çağın gerekliliklerine uyum sağlayıp kendini geliştirmeye çalışıyor.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı okullarda neden okutmak istediğini artık rahatlıkla anlıyorum. Bir ulusun kalkınma ve aydınlanma hikayesine tanık olmak çok etkileyiciydi.
☆Bu yazıyı coğrafya ödevi olarak yazdım. Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir. Her türlü öneri ve eleştirinize açığım. Buraya kadar okuduğunuz için çok teşekkür ederim.☆