9/10
·352 syf.··
2025 32. kitabı
Aşkın Gözyaşları kitabı ile tanışmıştım Sinan Yağmur‘la. Henüz lise yıllarımdaydım ve Mevlânâ aşkına gönüldaş olmuştum ve o yıllarıma Mevlânâ yarenlik etmişti. “Aynadaki Buğu ” Sinan Yağmur’un hayatta bıraktığı izler hayattan aldığı yaralar pişmanlıkları, dik duruşları, geçişleri, kalp agrilari, çocukluk hüzünleri ve onu şekillendiren dilsiz kırgınlıkları, kırıklıkları ile dolu bir öz yaşam öyküsü… Özyaşam öyküsü dediğime bakmayın. Roman tadında şiirsel bir dille yazılmış, alıntılarlarla bezenmiş bir yüzleşme… Ayna zaten kendimizde yüzleştiğimiz, eğer cesursak doğruları kendi gözlerimizden okutan nesne değil midir? Acılarıyla büyümüş ,kırıklıkları ile dalga geçmiş dönüşen ,yüzleşen ,olgunlaşan, içsel hesaplaşmalarını tamamlamış ,tüm samimiyeti ile her şeyi çırılçıplak olduğu gibi anlatmış .Mevlâna ve Şemsi ile hem hal olup, yollarını yolu bellemiş bir semazen, bir aşık, Sinan Yağmur. Okurken her satırında kendinizden izler bulacağınıza eminim, hüzün, şefkat, içsel sorgulamalar ve kendi iç sesinizde bu satırlara eşlik edecek. Bir Şems ve Mevlânâ hayranı, okuru olarak ben bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bir insan kendi düşün dünyasında hangi devrimlere imza atar okuyun görün. “Kalbim ne söylediyse kalemim onu yazdı. Hiçbir ideolojinin, hiçbir kesimin yazarı olmadım; olmayacağım da. Kalemimi yemedim kimse yemeyecek o duruyor hayır yalnızca hakikatin hizmetinde tuttum. Dişimle, tırnağımla geldim bu noktaya, afaroz da edildim, ayrımcılık da gördüm. Biliyorum ki yazarlık, yalnız kalmayı göze almak, bedel ödemek ve buna rağmen susmamaktır.“ “Ben yola edebiyatın Neşet Ertaş’ı olma hayali ile çıktım .” demişti Okudukça anlam bulan hayatlara …
Aynadaki BuğuSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 202589 okunma
·
137 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.