Puan vermedi·432 syf.····Okunma: 15 Kasım 2025 00:32 Ah ya. Suat Derviş’i daha önce tanıdığımı sanıyormuşum. Meğer onunla ilgili bildiklerim sadece hayatının kenarından geçen birkaç cümleden ibaretmiş. Osman Balcıgil’in anlatısı yüzünü yıllardır göremediğim bir kadının kapısını aralamak gibi geldi bana… Suat’ın kadınlığı… Onun yazarlığını biliyordum, siyasi duruşunu da. Ama bir kadın olarak taşıdığı yükleri, kırgınlıklarını, kendine has o inceliğini ilk kez bu kadar net gördüm. Sanki güçlü olmayı mecburen öğrenmiş biri gibi. Ne kadar yara aldıysa o kadar yazmış ve ne kadar susturulduysa o kadar ısrar etmiş… İlişkilerinde de, mesleğinde de, toplumla kurduğu gerilimde de hep aynı şeyi hissettim: Var olma hakkı için mücadele eden bir kadın. İşte bu da beni beklediğimden fazla etkiledi. Şimdi muhtemelen arka arkaya Suat Derviş okuyacağım…