Adı:
İpek Sabahlık
Alt başlık:
Bir Suat Derviş Romanı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
432
ISBN:
9786053112952
Kitabın türü:
Yayınevi:
Destek Yayınları
Suat Derviş, hayata ağzında altın kaşıkla merhaba dedi.
Son nefesini yoksulluk içinde verirken, üzerinde saraylı annesinin hediyesi ipek sabahlık örtülüydü.

Ülkesi için en iyiyi isteyen aydınların gördüğü eziyetten nasibini fazlasıyla aldı.
Bu yolda, doğurmak üzere olduğu oğlunu kaybetti.

Onlarca kez sinemaya ve sahneye uyarlanan FOSFORLU CEVRİYE isimli romanında, “hayatının aşkı”nı betimledi.
Bu eseriyle sadece kendi ülkesinde değil, pek çok ülkede de gönülleri fethetti.

Nâzım Hikmet’in “başını eğemedim, gölgesini çiğnedim” diye şiirler yazdığı yıl, Suat Derviş sadece on altı yaşındaydı.
Sonra biri güreşçi, biri romancı, öteki gazeteci olmak üzere üç koca eskitti.

Almanya’da Suzet Doli ismiyle Almanların, Fransa’da Suat Derwish adıyla Fransızların kalbini çaldı.

Yaşadığı dönemin kuşkusuz en iyi gazetecisi ve en çok okunan romancısı olan Suat Derviş’in soluk kesen dramını, İPEK SABAHLIK’ta sevinerek, gıpta ederek, şaşırarak, acı çekerek okuyacaksınız.

Tıpkı Nâzım Hikmet’in annesinin hayatının kaleme alındığı ELA GÖZLÜ PARS CELİLE’yi ve bir Sabahattin Ali romanı olan YEŞİL MÜREKKEP’i okurken olduğu gibi.

(Tanıtım Bülteninden)
Osman Balcıgil'in kitapları genel olarak çok akıcı ve bilgilendirici. Bu kitabı okuyana kadar ben Suat Derviş adını duymamıştım. Beni çok etkiledi bundan yıllar önce düzene boyun eğmeyen kendi doğrularından taviz vermeyen ülke menfaatini üstün tutan bir şahsiyet. Türkiye'nin ve dünyanın buhranlı dönemlerinde yaşamış olan bu yazarımızın hayatı dramatik bir şekilde kaleme alınmış. Olaylar taraf gözetmeksizin tarafsız bir gözle anlatılmış Yüreğine kalemine sağlık diyorum . Öbür kitaplarını da en kısa zamanda okuyacağım...
Osman Balcıgil'in, Celile ve Yeşil mürekkep kitaplarından sonra bu kitap. İlk ikisi kadar yüksek seviyede sarmasa da... bana, bir döneme imzasına atan bir kadın yazarımızın biyografisi etrafında tarihe göz atma (tabii ki hatırlama babında) fırsatı tanıdı bu kitap.
Hatice Saadet Baraner... Yazar bu ismin nasıl Suat Derviş'e evrildiğini kitabın son sayfasına koymuş olsa da, 1905- 3 Temmuz 1972 arasına sıkışmış, inişli çıkışlı, kah zirvede, kah yerlerde 67 yıllık yaşam kavgası veren, vazgeçemediği iki şey, yazmak ve ipek sabahlığı olan bu kadın bu Suat Derviş kim? Öğrenmek istiyorsanız okumalısınız.
Kendini işine, sanat, edebiyat ve gazeteciliğe adamış, içine doğduğu köklü, aristokrat bir aile de el bebek, gül bebek yetişmiş ve dolayısıyla "ben" odaklı yaşam tarzını benimsemiş, "iş"i, "aşk"a daima benimsemiş. Ama yine de başından dört evlilik geçmiş, on yedili yaşlarında Nazım Hikmet'in de aşık olduğu, ona şiir yazan Nazım, aynı zamanda Suat'ı Babali'ye ilk adımı attıran kişidir. Beni Fosforlu Cevriye ile kendine çeken ilk kadın gazeteci ve yazarlarımızdan, varsıl bir ailenin iki kızından küçüğü dür. Babaları, Türkiye'nin ilk kadın doğum doktorlarından Prof. unvanına sahiptir. Anne ve baba tarafları saraydan gelmektedir. Çok iyi eğitim almıştır. Fransızca, Almanca'yı anadili gibi konuşmakta İngilizce bilmekte, şan ve piyano dersleri almakta hatta müzik eğitimi için iki kardeşte Almanya'ya göndermiştir aileleri.
Bu arada içindeki yazma tutkusu Nazım'ın verdiği cesaret ile alevlenmiş ve henüz yirmi yaşında bir çok hikayeye, dört romana da imza atmıştı ki, bazı romanları Almancaya çevrilmişti.
Birinci büyük savaş ve sonrası işgal altında İstanbul da, yedi yıl Almanya da, sonra ikinci büyük savaş ve çekilen sıkıntılar, ardından dokuz yıl Fransa da, çok partili hayata geçiş ve siyasi çalkantılar, darbeler ve meslekte müthiş düşüşlerle geçen bir hayat.
Suzet Doli, (Suat'ın S si- Derviş'in D si ) müstear ile Almanya da Almanca yazmalar. Berlin i bu romanlarla fethediş.
Yaşamı ne zikzaklar çizen, ne inişler çıkışlar gösteren süreçti ama. Romantizm den, halkın içine giriş, halkın sorunları ile sosyal olgulara yelken açış, iktidarların yanlışlarını çekinmeden kaleme almak, Türkiye de kadın sorunları ile ilgileniş, Halkın içine ve sorunları ile ilgilendikçe, hızla çöküşlerin yaşanması. Zenginliği de yoksulluğu da yaşayış, köşklerde de konaklarda da dadılarla yaşamayı da nohut oda bakla sofayı da kabullenebilmek. Şahane gözleriyle neleri görmedi ki, ama şeker hastalığının etkisiyle ruhu olan yazmayı ve yazdıklarını okuyamaz oldu o güzel gözler. Çıtı pıtı yüreği heyecan dolu bir genç kızlıktan sosyalizme kadar varan bir yaşamdı onun öyküsü.
Ama bir şey vardı ki hiç vaz geçmedi. Öldüğünde üzerinde o vardı. İpek Gecelik...
Osman Balcıgil'in Celile ve Yeşil Mürekkep kitaplarından sonra hakkında hiçbir şey bilmediğim ama okuduktan sonra hayran kaldığım kadın.
Gerçek adı Hatice Saadet Derviş.Ailesinin peşi erkek olsun diye Suat ismini koymak istemesine rağmen imamın erkek ismi katiyen koydurmam dediği ama ısrarla hayatı boyunca kullandığı ,1918 de ilk şiiri Hezeyan'ı Alemdar da izinsiz bir şekilde gazetede yayınlatan Nazım Hikmet'in
“Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını”
mısralarını yazdıracak kadar güçlü bir kadın ilk romanını 7 yaşında Çamlıca Perileri adı altında yazan,ilk Gotik eser olarak bilinen Kara Kitap adlı eseri 1921 yazar ,ağzı gümüş kaşıkla doğup babasının ağzındaki kanseri sebebiyle tedavi için yurt dışında servetlerini yitirip,en büyük dayanağı ablası Hamiyet olan,4 defa evlenen ilk eşinin altın madalyalı Seyfi Cenap Berksoy adında güreşçi son eşinin ATATÜRK'ün teyzesinin oğlu olan Reşat Fuat Baraner'le evlenen hayatı mücadele içinde geçen Suat Derviş 1973 yılında en yakın arkadaşı olarak yıllarca yanında olan ablası Hamiyet'ten 2 yıl sonra vefat eder.
İşte Osman Balcıgil bu değeri anlaşılmayan unutulup giden tutkulu, güçlü, çekici ve akıllı kadını en sevdiği ata yadigarı ipek Sabahlık ile anlatıyor.Eline sağlık
Vatanperverlik neydi sahiden? Kime göre vatansever oluyorsun? Çizgi neydi? Hep ülkenden başka bir şey düşünmez iken nasıl vatanhainine çıkıyor adın? Yoksa vatansever olmak dönemin iktidarına olan yakınlık derecenle mi ölçülüyordu?
#ipeksabahlık #osmanbalcıgil #431syf #tavsiyekitap #tavsiye #okurken...Tek kelimeyle ŞAHANE...! O kadar hüzünlü bir hayat ki, sonunda ağlattı..Evet yine Osman Balcıgil'den roman tadında bir biyografi. Zor kitaplar dışında biyografileri bana sevdiren yazar..Daha önce okuduğum Sabahattin Ali'yi anlatan Yeşil Mürekkep de, Nazım Hikmet'in annesini anlatan Ela Gözlü Pars Celile de harikaydı ve çokk sürükleyiciydi..3 kitapta da Nazım Hikmet adıyla ve kahramanların yaşamlarında yer alışlarıyla vardı, şimdiki beklentim yazardan Nazım Hikmet'i de kaleme alması.. Kitaba gelince 1900lü yılların başında yazarın deyimiyle ağzında altın kaşıkla doğan paşa torunu kadın gazeteci-yazar Suat Derviş'in hüzünle sonlanan yaşam hikayesi. İdealist bir gazeteci ve yazar. Hani o filmini izlediğimiz Fosforlu Cevriye'nin yazarı..3 defa evlendikten sonra Atatürk'ün teyzesinin oğlu ve TKP'nin 1 numaralı adamı, hayatının aşkı Reşat Fuat Baraner'le evlenen ve kendisi gibi idealleri uğruna kendi bildiğinden şaşmayan kocasının dönemin hükümeti tarafından hapse atılmasıyla uzun yıllar ayrı kalmış, kendisi de ülke çapında yazılarından dolayı pek çok gazeteden afaroz edilmiş, uzun yıllarını ülkesinden ayrı geçiren müthiş bir gazeteci..Son derece eğitimli, kusursuz almanca ve fransızca bilen, kitapları dünya dillerine çevrilmiş bir kadın Suat Derviş..Kendi bildiğinden şaşmadığı için zirvede ve şaşalı bir yaşam süremeyip sefalet içinde ve kimsesiz, üzerinde nereye gitse yanında taşıdığı annesinin hediyesi olan İpek sabahlıkla 1972 yazında ölmüş..İşte böyle bir kadının hikayesi bu kitap..Okuyun mutlaka, yaklaşık 70 yıl içinde dünya ve Türkiye'de gelişen tüm olaylar nefis bir araştırma ile romanın içinde okuyucuya sunulmuş..Gazeteciligin canli tarihi gibi bir kitap..Pişman olmazsınız..! Şiddetle tavsiyemdir...
Perensaz Hanım'la Derviş Paşa'nın torunu, saraylı Hesna Hanım ile Prof. Dr. İsmail Bey'in kızı, 1905'de Osmanlı'nın son dönemlerinde dünyaya gelmiş, gençlik dönemlerinde Nazım Hikmet'in Babıâli'ye götürmesiyle birlikte yazım hayatı başlamıştır. Suat Derviş çok varlıklı bir ailenin 2. çocuğudur, zarif insanlığının yanında çok mükemmel de bir eğitim almıştır. Harika gözlem yeteneği yazdığı romanlarla kendisini göstermiştir fakat Türkiye'de şimdi olduğu gibi o zamanlarda meyve veren ağaca sahip çıkılmamış "görüş farklılığına" asla tahammül gösterilmemiştir. 1.Dünya Savaşı ardından Kurtuluş Savaşını gören Suat, Halide Hanım'ın Sultanahmet mitingine Nâzım, Nizam, Vala ve sevgili ablası Hamiyet ile katılmışlardır. Çalkantılı dönemden geçen yeni Türkiye Cumhuriyeti bazı önlemler almak durumunda kalmış bu durum yazım işlerini pek etkilemiştir. Yıllar birbirini kovalarken Suat kah yurt dışında kah Türkiye'de yazmaya devam etmiştir. Yazdıkları yüzünden ismi yasaklılar listesine de eklenmiştir hapse de girmiştir ama o çok güçlü bir kadın direnişçidir yılmak nedir bilmez yazmaya üretmeye devam eder bu yüzdendir ki yazdığı romanların sayfalarından yaşadıkları damlar. İkinci Dünya savaşının başlaması Türkiye adına zorlukların kat be kat artmasına sebep olurken Suat cephesinde işler daha da zorlaşacaktır. Tarih 23 Temmuz 1972'yi gösterdiğinde, zenginlik içinde geldiği dünyadan, gözleri görmez düşkün bir halde ,sevenleri tarafından yatırıldığı, hastane odasında ipek sabahlığı sırtında ayrılacaktır.
Suat Derviş'in biyografisi isteyen herkesin kolaylıkla bulabileceği bir bilgi fakat bu kitap biyografinin üstünde bir duygu yumağı, çoğu yerde ağlayıp her Gazi Paşa kelimesinde heyecanlandım, neden böyle oluyor neden isteyen herkesin düşüncesini özgürce ifade edemediğini sorguladım, acaba ifade etmeyi mi bilmiyoruz yada dinleyen mi bulamıyoruz ?
Nâzım Hikmet'in şiirleri ile renklenen bu güzel kitabı tavsiye ediyorum.
İpek Sabahlık Kitap Yorumum;
Destek yayınlarından çıkan, biyografi konusunda artık tüm okuyucuların kalbinde taht kurmuş Osman Balcıgil’in kaleme aldığı ‘İpek Sabahlık Bir Suat Derviş Romanı’, deyimi yerindeyse buram buram tarih kokuyor.
1900’lü yılların başından 1970’lere kadar geçen dönemin tümü tarihi olayların örgüsünde şekillendirilmiş ve o zamanlara dair bilinmeyen ne varsa bir ışık vazifesi görmüş okuyucu için..
Daha önceki biyografilerinde de tarihi bilgi birikimini bizlerle kitapları vasıtası ile ulaştıran Osman beyin bu konuda ki başarısını takdir ediyorum, gerçekten muazzam bir döngü içinde bizi o günlere döndürmeyi ve o zamanın atmosferini solumamızı fevkalade bir şekilde başarıyor..
Gelelim biyografi konusu olan Suat’a paşa soyundan gelen asilzade bir aileye sahip olan Suat bebekliğinden yetişkinliğine kadar tam bir prenses gibi yetiştirilmiş, dönemin en parlak ve başarılı isimleri arasına adını yazdırmayı başarmıştır.
Yazarlığa başlaması ise hayli tesadüfi bir şekilde çocukluk arkadaşı birlikte büyüdüğü Nazım Hikmet’in sayesinde olmuş, henüz 16 yaşındayken içten içe Nazım’ın hayranlığını da kazanan güzel kadın "başını eğmedim, gölgesini çiğnedim" diye başlayan dizeleriyle Nazım’ın şiirlerine dahi konu olmuştur.
Çocukluğundan başlayarak babasının ısrarı ile aldığı dil bilgisi sayesinde genç yaşında gazeteciliğe atılmış ve Lozan’ı yerinde dinleyip ülkenin bu konuda gözü kulağı olan tek kadın gazeteci olarak tarihe adını altın harflerle yazdırıyor. Hem yazarlığıyla, hem de gazeteciliğiyle üstün bir başarı yakalayan Suat bir dönemin en çok aranılan ismi haline geliyor..
Bir prenses gibi büyütülmüş olmasına karşın o hep köylü ve işçi kesimin savunucusu olup, seslerine ses oluyor ve bu konuda bir çok etkinliğe dahil oluyor, yazılar yazıyor, dernekler kuruyor bu yüzden de iktidarla ters düşüyor. Doğru bildiğini söylemekten asla çekinmeyen Suat için asıl zor zamanlar bundan sonra başlıyor ve o ismi altın puntolarla yazılan kadına ülkesi bir anda sırtını dönüyor ve dışlanıyor..
Hayli özgür bir ruha sahip olan Suat, 4 evlilik yapıyor ve hayatına giren adamları şu sözüyle anlatıyor; “önce bir güreşçi, ardından iflah olmaz bir romantik, sonra imtizansız bir deli, şimdi ise adı sanı gizli bir hayalet hayatıma giren erkeklerin özeti.” Gerçekten de ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi Suat’ın hayatına eşlik eden adamlar. Lakin en çok ve en uzun Reşaf Fuat’ı sevmişti Suat ve onun için yaşadığı onca sıkıntının ağırlığı altındayken bile hiç pişman olmamıştı onu sevdiği için..
Her kadının başarısını bilmesi gerektiği ve örnek alınacak isimler arasına koyması gerektiği bu muhteşem kadını Osman bey vasıtası ile tanımaktan ben şahsım adına onur duydum diyebilirim..
En son ve büyük aşkını anlattığı bir çok ülke de ses getirmiş, bir çok dile çevrilmiş ‘Fosforlu Cevriye’ kitabını da en kısa zaman da alıp okumak niyetindeyim..
Kitaptan çok fazla alıntı verip sihri bozmak istemediğim için yorumumu kısa tutup, Osman beye yine yeniden teşekkür ediyor, kaleminize, yüreğinize ve emeğinize sağlık diyorum..
Eskiye özlem duyan, tanıdığımızı düşündüğümüz ama haklarında pek bir şey bilmediğimiz yazarlar, aydınlar, dönemin en çok konuşulan isimleriyle o zamanların havasını yeniden teneffüs etmek isteyenlere hikayeyi bir de ‘İpek Sabahlık’ dan Osman Balcıgil kaleminden okuyun derim.
Dilek ŞAHİN #İpekSabahlık #KitapYorumu #OsmanBalcıgil #DestekYayınları
Kitabı nasıl yorumlayacağımı bilemedim, o yüzden kısa tutma kararı aldım.
Sindire sindire okuduğum için araya 4 tane ince kitap alıp bitirdim, ortalama 15 gün sürdü kitabı bitirmem.
Osman Balcıgil Biyografi konusunda yine hünerlerini sergilemiş ve çok geç kalmadan mutlaka okumanızı öneririm.
Diğer 2 biyografi kitabını da okumuş biri olarak, başlarda sanki bu diğerleri gibi değil diyordum ki sonradan yanıldığımı anladım, bu da tıpkı diğerleri gibi muhteşemdi.
Osman Balcıgil sayesinde tarihe adını yazan muhteşem bir kadını tanımış oldum.
O dönemin şartlarına göre iyi bir eğitim almış, 3 dil bilen aydın bir kadın. 4. Evliliğinde ancak mutlu olabilmiş ki bugünün şartlarında onun kadar cesaretli kadın gerçekten zor.
Fransa, Almanya ve Türkiye arasında gidip gelmiş, bir çok tanıdığımız bildiğimiz tarihi olaylarda bulunmuş, ilkleri yaşatmış.
Bildiği diller sayesinde gazetecilik konusunda da tarihe adını yazdırmış bu muhteşem kadını, ne yazık ki sevgili yazarımız anlatmasa tanımak bile tanımıyordum.
Oysa ki bildiğimiz fosforlu cevriye filmleri de Suat Derviş in kitabından ilham alınıp sinemaya uyarlanmış, tabi birebir kitaba uyumlu olarak çekilen film yazarın ölümünden sonra yayınlanmış, o ayrı bir acı.
Son eşi yüzünden hapis yatmış, Babıali de dışlanmış, kitaplarına ve kendisine gereken önem verilmemiş ve o dönemlerde tıpkı diğer aydınlarımız gibi o da çok zor günler yaşamış.
Ülkemizin göstermediği ilgiyi, ne yazık ki yine başka ülkeler göstermiş yazarımıza.
Demem o ki Osman Balcıgil ve kitapları ile tanışmadıysanız çok geç kalmadınız.
Celile, Yeşil mürekkep ve İpek sabahlık… Bence bu kitaplar ile birlikte bir tarihe tanıklık yapacaksınız, o dönemlerde yaşamış bir çok aydın ve yazarımızın evlerine, çalışma yerlerine, yaşadıklarına bire bir tanık olacaksınız.
Mutlaka okuyun, okutun…
Zengin bir hayattan sonra yoksulluk içinde yaşamaya çalışmak zor. Suat Derviş herşeye rağmen pes etmemiş. Imrenerek okuyorsunuz ipek sabahligi. An sevinerek, an da soluk kesen dram olduğu gibi.
zenginliğin içinde yaşama gözlerini açmış devrimler.savaşlar görmüş ölümler acılar ayrılıklar yaşamış yasaklar görmüş fakirliğin en dibine vurmuş elinde son kalan sadece annesinin yadiğarı ipek sabahlığıyla dünyaya gözlerini kapatmış bir asrın insanının hayat hikayesi. yılmadı pes etmedi hep yazdı.. Suat Derviş..
Suat Derviş'in hayatını anlatan bir soluk da okuyacağınız bir kitap. Kitap da yazarın hayatı da mücadelesi de gerçekten çok etkileyici.. severek okudum
Yazar Osman Balcıgil sayesinde Türk ve dünya tarihinde önemli bir kadın yazar,gazeteci,çevirmen olan Suat Derviş ile tanıştım.1903 Yılında doğmuş,o günün şartlarına göre iyi eğitim almış,üç dil bilen aydın bir Turk kadını Suat Derviş'in hayatını büyük bir merak ve ilgi ile okudum.
Güzeli anlatabilmek için çirkini; geceyi tarif edebilmek için gündüzü, kemiklerinize kadar hissetmelisiniz...
"Göreceksin..." diyordu her konuşmalarında Reşat Fuat... "İnsanlık ölmedi. Bu dünyada vicdanlı insanlar var ve bugün değilse yarın, seslerini çıkartacaklar." Ama nedense, o gün bir türlü gelmiyordu.
Bu ahmakça savaşta genç insanlar hayatlarını kaybediyor, analar, babalar, kardeşler, eşler, nişanlılar mutsuz oluyordu.
"İstanbul'un tüm erkek nüfusu bitti de bu deliye mi vardın sonunda?" dedi Hamiyet.
Etrafımızı berbat bir şekilde kokutmakta olan saçma sapan değer yargıları nedeniyle nefes alamaz haldeyiz.
Osman Balcıgil
Sayfa 161 - Destek Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İpek Sabahlık
Alt başlık:
Bir Suat Derviş Romanı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
432
ISBN:
9786053112952
Kitabın türü:
Yayınevi:
Destek Yayınları
Suat Derviş, hayata ağzında altın kaşıkla merhaba dedi.
Son nefesini yoksulluk içinde verirken, üzerinde saraylı annesinin hediyesi ipek sabahlık örtülüydü.

Ülkesi için en iyiyi isteyen aydınların gördüğü eziyetten nasibini fazlasıyla aldı.
Bu yolda, doğurmak üzere olduğu oğlunu kaybetti.

Onlarca kez sinemaya ve sahneye uyarlanan FOSFORLU CEVRİYE isimli romanında, “hayatının aşkı”nı betimledi.
Bu eseriyle sadece kendi ülkesinde değil, pek çok ülkede de gönülleri fethetti.

Nâzım Hikmet’in “başını eğemedim, gölgesini çiğnedim” diye şiirler yazdığı yıl, Suat Derviş sadece on altı yaşındaydı.
Sonra biri güreşçi, biri romancı, öteki gazeteci olmak üzere üç koca eskitti.

Almanya’da Suzet Doli ismiyle Almanların, Fransa’da Suat Derwish adıyla Fransızların kalbini çaldı.

Yaşadığı dönemin kuşkusuz en iyi gazetecisi ve en çok okunan romancısı olan Suat Derviş’in soluk kesen dramını, İPEK SABAHLIK’ta sevinerek, gıpta ederek, şaşırarak, acı çekerek okuyacaksınız.

Tıpkı Nâzım Hikmet’in annesinin hayatının kaleme alındığı ELA GÖZLÜ PARS CELİLE’yi ve bir Sabahattin Ali romanı olan YEŞİL MÜREKKEP’i okurken olduğu gibi.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Deniz Çınar
  • Öznur Gür
  • EMÇ
  • Gönül Mansuroğlu
  • Hilal Oral
  • Eda CELİK
  • Hilal
  • Gül Derinsu
  • ceren derici
  • Gülşah Önge

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.2
25-34 Yaş
%16.3
35-44 Yaş
%42.9
45-54 Yaş
%12.2
55-64 Yaş
%8.2
65+ Yaş
%4.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.7
Erkek
%19.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.8 (26)
9
%32.8 (19)
8
%13.8 (8)
7
%6.9 (4)
6
%1.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0