Gönderi

4/10
·264 syf.··
2025 33. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 07:46
Evet yine bir haftasonu sabahı. Bu aralar o kadar 2. Dünya Savaşı kitapları okudum ki! Bile isteye değil, öyle rast geldi. Bu kitabı kütüphaneye gitmeye başladığım ilk zamanlar yani nereden baksan 6-7 yıldır okumak için gözüme kestirmiştim ama bu zamanaymış kısmet. Bir şey diyeyim mi, keşke okumasaydım. Yazarın intihar etmesine şaşırmadım. Şiddeti, vahşeti, savaş yıllarının zorluklarını anlatırsın içimizi acıtırsın ama bu kitap bir şiddet p*rn*su. Ve içim acımıyor, midem bulanıyordu. En basitinden bir adamın gözlerinin nasıl çıkarıldığı ve o gözlerin nasıl durduğunu da betimlemezsin ya. Bir de bu 7 yaşında bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Daha neler var neler kitapta. Bu en basitiydi öyle diyeyim. Hele son sayfalara doğru, Almanlar bunu gerçekten yaşamışsa şuan nasıl yaşıyorlar diye düşünüyorsun. 158. Sayfada kendini iblise satan adam paragrafı müthiş. Alıntı yapmadım ama çocuk öyle şeyler görüyor ki, artık bunu anlamlandıramıyor ve "tamam bunlar işte o herkesin bahsettiği, kendini şeytana satan adamlar" diyor. Ben buna inanmak istemiyorum. Böyle insanların varlığına inanmak istemiyorum. Bu kadar vahşet bana gerçekçi gelmiyor. Ya da aklım hafsalam almıyor. Neyse beğenmedim. İsmine aldanıp çocuk kitabı falan mazallah. +21 sınırı getirilmeli. *Yazacak o kadar şey var ki, kitabın ismi dışardan bakınca "ayy ne tatlı boyalı bir kuş" falan diyorsun. Okuyunca bu ismin bile hayvanlara yapılan bir işkence anlamına geldiğini anlıyorsun. Bütün bu işkenceler benim kafamda dönecek mi şimdi? Bir de bu kitabı Anne Frank ile yanyana yazanlar gördüm. Anne Frank savaşı anlatmadan savaşı çok güzel hissettiren bir şaheser, karşılaştırmayı kabul etmiyorum. **Yazar kitabın sonunda bu kitabı yazdığına pişman olduğunu söylüyor. Çünkü çok linçlenmiş ve ailesi zarar görmüş.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.