Yalom’un muhteşem kitabı Nietzsche Ağladığında
Doktor Breuer dönemin ünlü ustalarından. Psikoloji bilimi açısından sancılı bir dönem. Bilinçaltı ve diğer tanımlar henüz bilinmiyor, ara sıra sahneye çıkan Freud göz kırpıyor. Nietzsche’nin ümitsiz yaşamına ışık tutmak için çıktığımız bu yolda Doktor Breuer’in de karmaşalarına tanık oluyor ve kitapta bir yerden sonra kim hasta kim doktor meraklı bir havaya bürünüyor eser. Çoğu yerde bu gerçek mi acaba soruları içime sığmazken yazarın kitabın sonunda yer alan notu döneme ışık tutup bir nebze bizi aydınlatıyor. Yazarı da kitabı da sevdim, hepinize keyifli okumalar.
Biriyle tam bir ilişki kurabilmen için önce kendinle ilişki kurabilmelisin. Eğer kendi yalnızlığımızı kurcalayamazsak, inzivaya karşı kalkan olarak başka birini kullanırız. Yalnızca bir kartal gibi yaşayabilen insan, kimsenin kendisini seyretmesine ihtiyaç duymadan başka birine sevgisini verebilir; yalnızca o zaman o insan bir başkasının büyümesi ve gelişmesiyle ilgilenebilir.
Acaba bu zeka bir deliye mi yoksa dahiye mi ait?
Fraulein Salome, ümitsizliklere ilaç ruhlara doktor yoktur.
Ben hep yalnız biri olarak kalacağım ama bunda fark var, yaptığım şeyi seçmek son derece farklı. Amor fati; yazgını seç, yazgını sev.