Gönderi

7/10
·528 syf.··
2025 13. kitabı
Yazar tarafından mı askerî bir kurgu olarak yansıtıldı, yoksa okuyucu mu bu şekilde yorumladı? Çünkü kurguda askerî olan tek nokta, ana karakterin mesleği olarak bilinmesi. Devamı yok. İnceleme kurgunun okuyucularına ulaşırsa bu soruyu sormak istiyorum, cevaplarsanız şimdiden teşekkür ediyorum. Gökçen'e askerî bir kurgu okuyacağım beklentisi ile başlamadım. Bu konuda tek beklentim, Murathan'ın mesleğinin kurguya daha iyi yedirilmesi ve buna bağlı bir aksiyon atmosferi kurulması yönündeydi. Yeniden belirteyim; Gökçen'i okurken, salt bir askerî kurgu okumayacağımın bilincindeydim fakat Murathan'ın mesleğinin bu kadar da yüzeysel yansıtılacağını hiç düşünmemiştim. Murathan'ın bir avuç sosyal medya dili ile konuşan timine değinmeyeceğim, yoksa bir bu kadar daha inceleme yazabilirim. Kepçük ve Pamuk, Murathan ve Gökçen'e dönüşmesine rağmen karakterlerde belirgin bir kişisel gelişim hâkim değildi. Yalnızca zaman akmış ve her iki çocuk yakasından çekilip bugüne getirilmiş gibiydi. Elbette kimliklerini koruyacaklar, onları Kepçük ve Pamuk yapan tam olarak buydu fakat bu kadar da olmaz hocam ya. Bu kadar yerinde sayılmaz. Çocukluklarına yapılan geri dönüşler keyifliydi. İlk basıldığı zamanlar okumuştum ve hatırlıyorum, bu sahneleri okurken içim yumuşacık olmuştu. Karakurt ve Alptekin ailesi bu türde, hemen hemen her kurguda bulamayacağınız bir sıcaklığa sahipti. Bu konuda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Hatırladığım kadarıyla Murathan sıklıkla Gökçen'i uyarıyordu, tehlikede olduğuna dair. Murathan'ın bu endişesini klasik korumacı erkek itemi yerine daha isabetli olmasını isterdim. İlerleyen sahnelerde Gökçen kaçırılmış, olaylar olaylar... Fakat merak duymuyorum. Okuyucunun ilk kitaptan kurguya çekilmesi gerektiğini düşünüyorum ve Gökçen beni çekmedi. Gökçen karakteri genel olarak, uçan kuşa laf atmasına, Serdar Ortaç şarkılarına yaptığı göndermelere ve daha nicesine dayanıyor. Pamuk karakterinden bahsetmiyorum, Gökçen. Yer yer güldüren bu tavır, bir noktadan sonra tekrara düşüyor ve etkisini kaybediyor. Yazar "karakterin mizâhı buradan tutuyor, ben bu çizgide ilerleyeyim" diyorsa iç çatışmalarını ve gerçek endişelerini bu çizgiye paralel güçlendirmeli. Aksi durumda karakter tek yönlü, yalnızca konuşan, ilerisini düşünmeyen, her şeyden bir komiklik çıkarmaya çalışan basit bir karakter olarak kalıyor. Sonuç olarak kurgu bazı yerlerde güldürüyor ve çokça sıcaklık taşıyor, fakat bir gerilim hattı, karakter gelişimi ve merak duygusu eksik kaldığı için okurun ilgisini diri tutmakta zorlanıyor. Kafam dağılsın kurgunun işleyişi önemli değil, aksın yeter diyorsanız Gökçen tam size göre. Bu inceleme Gökçen'in ilk kitabına aittir. Yorumlarda düşünelim, tartışalım. Yorumlarınızı bekliyorum, lütfen çekinmeyin.
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,6bin okunma
·
738 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabın sadece birazını wattpad üzerinden okudum ve neden bu kadar sevildiğini anlamadım. Anlatımı da kurgusu da çok basit geldi bana. Ama ilk paragraftaki konu için çok eleştiren görmüştüm, seriyi okuyanların dediğine göre o tür sahneler serinin diğer kitaplarında varmış sanırım.
adal
Gönderi Sahibi
Henüz sosyal medya dili ile yazılıp değer görmeyen bir kurguya denk gelmedim... İncelemelere baktığımda tam puanlar gördüm ve dedim ki "Sorun ben de galiba???" o yüzden paylaştım aslında. Benim gibi düşünen görmek mutlu etti 🥹 Askerî kısma gelirsek de ilk kitapta da olmalıydı. Gökçen'in dört kitap boyunca ne anlattığını cidden merak ediyorum. Bence olay kalmadığı için diğer kitaplarda kurguyu böyle devam ettirelim diye eklenmiştir. Çünkü kurguda Gökçen'in iç sesinden başka bir olay yoktu.
2026da yapacağım eleştiri okumaları listemde var okuduktan sonra geri döneceğim bu incelemeye, kalemine sağlık
adal
Gönderi Sahibi
incelemeni merakla bekliyorum ♥️