Yazar tarafından mı askerî bir kurgu olarak yansıtıldı, yoksa okuyucu mu bu şekilde yorumladı? Çünkü kurguda askerî olan tek nokta, ana karakterin mesleği olarak bilinmesi. Devamı yok. İnceleme kurgunun okuyucularına ulaşırsa bu soruyu sormak istiyorum, cevaplarsanız şimdiden teşekkür ediyorum.
Gökçen'e askerî bir kurgu okuyacağım beklentisi ile başlamadım. Bu konuda tek beklentim, Murathan'ın mesleğinin kurguya daha iyi yedirilmesi ve buna bağlı bir aksiyon atmosferi kurulması yönündeydi. Yeniden belirteyim; Gökçen'i okurken, salt bir askerî kurgu okumayacağımın bilincindeydim fakat Murathan'ın mesleğinin bu kadar da yüzeysel yansıtılacağını hiç düşünmemiştim. Murathan'ın bir avuç sosyal medya dili ile konuşan timine değinmeyeceğim, yoksa bir bu kadar daha inceleme yazabilirim.
Kepçük ve Pamuk, Murathan ve Gökçen'e dönüşmesine rağmen karakterlerde belirgin bir kişisel gelişim hâkim değildi. Yalnızca zaman akmış ve her iki çocuk yakasından çekilip bugüne getirilmiş gibiydi. Elbette kimliklerini koruyacaklar, onları Kepçük ve Pamuk yapan tam olarak buydu fakat bu kadar da olmaz hocam ya. Bu kadar yerinde sayılmaz.
Çocukluklarına yapılan geri dönüşler keyifliydi. İlk basıldığı zamanlar okumuştum ve hatırlıyorum, bu sahneleri okurken içim yumuşacık olmuştu. Karakurt ve Alptekin ailesi bu türde, hemen hemen her kurguda bulamayacağınız bir sıcaklığa sahipti. Bu konuda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum.
Hatırladığım kadarıyla Murathan sıklıkla Gökçen'i uyarıyordu, tehlikede olduğuna dair. Murathan'ın bu endişesini klasik korumacı erkek itemi yerine daha isabetli olmasını isterdim. İlerleyen sahnelerde Gökçen kaçırılmış, olaylar olaylar... Fakat merak duymuyorum. Okuyucunun ilk kitaptan kurguya çekilmesi gerektiğini düşünüyorum ve Gökçen beni çekmedi.
Gökçen karakteri