Tarık Tufan ismini uzun zamandır duyuyordum ama Hayal Meyal benim okuduğum ilk kitabı oldu. Büyük ihtimalle de son olacak. Çünkü açıkçası 8.5 gibi yüksek puan alan bir kitabın kurgu ve karakter anlamında bu kadar zayıf kalması beni oldukça şaşırttı. Popüler bir yazarın kitabı olduğu için bazı okuyucuların beğeni ön yargısıyla puan verdiğini bu yüzden hakettiğinden daha yüksek puan aldığını düşünüyorum. Aynı durumun yazarın diğer kitaplarında da olabileceğini hissettiğim için yapılan övgülere çok güvenebileceğimi sanmıyorum. İsmi bilinmeyen bir yazar yazmış olsaydı bu kitabın 5–6 civarında bir puan alacağını tahmin ediyorum.
Kitaba gelirsek en çok zorlandığım nokta diyaloglar oldu. Yer yer oldukça yapay ve zorlama duruyor. Bazı karakterler özellikle bir şey inşa ediyormuş gibi tanıtılıyor ama hikayeye anlamlı bir katkı sunmadan çekilip gidiyorlar. Nurettin Efendi buna en iyi örnek; sanki büyük bir rolü olacakmış gibi bir beklenti oluşturuluyor fakat tek işlevi ana karakterin dua etmesini sağlamakla kalıyor. Karakterlerin motivasyonları yüzeysel ve inandırıcılıktan uzak geldi.
Kitabın sonu ise beni tamamen kaybetti. Ters köşe yapmak için ters köşe yapılmış hissi verdi. Finali okuduğumda güvenilir olmayan yazarlardan sıkıldığımı hissettim.
Kısacası, benim için Hayal Meyal “okunmasa da olur” kategorisinde kalan bir kitap oldu.