·314 syf.····Okunma: 16 Kasım 2025 00:25 Kahramanımız doğuştan üstün bir damak zevkine sahip. Büyüdükçe yaptığı yemeklerden nadir bulunan bir lezzet ustası olduğu anlaşılır.Ancak doğru bir şekilde eğitilirse Pir-i Lezzet olacaktır.
Aşkını geride bırakıp ilim yolculuğuna çıkar, diyar diyar koştururken kendini ve neler yapabileceğini keşfeder. Unutamadığı aşkına kavuşmak için bir zamanlar ölüm korkusuyla kaçtığı Topkapı Sarayı'na geri döner . Sevdiğine kavuşmak için bir plan yapar ve yeteneklerini kullanarak tarihin seyrini değiştirerek geçmişiyle hesaplaşır ,bu sırada birikmiş intikamlarını da alır.
Osmanlı Devletinde , Topkapı Sarayı mutfaklarından yıldızlara uzanan , baharatlarla harmanlanmış lezzetli yemeklerle pişmiş çok güzel bir maceraydı. İskender Pala'nın Osmanlı devri hikayelerinin tadını bilir misiniz ? Aynı tadı aldım bu hikayeden . Fakat bir farkla ...Bu hikayeyi İskender Pala yazsaydı edebi yönü ağır olurdu , tadından yenmezdi . Bu öyle ağır değil daha hafif...
️Bir ara anlattığı yemekler gözümde canlandı ,canım çekti .
️Tarifleri canlı görür oldum ,kolları sıvasam yaparım gibi geldi .
Bazı tarihi olayların nedeni meğerse bizim Aşçıbaşıymış da haberimiz yokmuş .
Bilinen yemekler meğer ilk kimin elinden çıkmış
Dili akıcıydı , anlatımı güzeldi , bir iki yerde biraz sıkıldım , sanki konu fazla dağıldı.Dedim ki İskender Pala yazsa böyle olmazdı ...
Velhasıl-ı kelam güzeldi,tavsiyedir efendim .