Yannis Ritsos'un sürgün günlüğünü okurken, her satırda hem bireysel yalnızlığın hem de toplumsal acının içime işlediğini hissediyorum. Şiirsel diliyle bana, sürgünün sadece bir mekân değil, aynı zamanda ruhun derinliklerinde yankılanan bir hâl de olduğunu gösteriyor.