Giriş Yap
Beylik-kölelik, sülalecilik ve kabilecilik Çerkeslerin bir millet olmasını engelledi! Tren kaçtı... Zamanında bu işi tarihe gömeceklerdi, "artık beylik de kölelik de ayaklarımızın altında!" diyeceklerdi, diyemediler...
Reklam
Dedem, Abdülhamid'e "Çerkes Sultan" derdi. Nasıl demesin! Anası, babaannesi, dadılan ve hanımları Çerkes. Anlattığına göre sadece bizim köyden 2 kız saraya verilmiş, civarda ki köylerden de var tabii, anlıyacağın Abdülhamid'in sarayını Çerkesler zapt etmiş ve bunu da makbul görmedikleri köleleri ile yapmışlar!"¹
Çerkesler savaşta dahi olsa kadın ve çocukları suçlu olarak görmez ve onları asla öldürmezlerdi! En kötü ihtimalle esir olarak getirip, köydeki köle hanelerine katar ama yaşatırdı!
Reklam
Harem'e girmenin ve Harem'de yükselebilmenin yolu Çerkes olmaktı ve bu yüzden farklı milletlerden olan kızların çoğu Çerkes olduklarını iddia ediyordu.
Novorosisk Körfezi'nde toplanmış on yedi bin dağlının bende bıraktığı korkunç izlenimi hiç unutmayacağım. Yılın bu sert zamanında neredeyse tamamen gıdasız kalan, tifüs ve çiçek salgınıyla kırılan bu halkın hâli içler acısıdır. Gökyüzünün altında çıplak arazide yırtık elbiselerinin içinde katılaşmış cesediyle yatan genç Çerkes kadının ve biri can çekişen, diğeri annesinin göğsünden süt emmeye çalışan çocukların manzarası hangi kalbi sızlatmaz? Buna benzer pek çok sahne gördüm.
Reklam
26 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42