Merhaba;
Jack London'ın 1912 tarihli klasiği Kızıl Veba, sadece 68 sayfalık hacmine rağmen medeniyetin kırılganlığına dair sarsıcı bir vizyon sunuyor. Roman, 2073 yılında, "Kızıl Ölüm" adındaki bir hastalığın uygar toplumu yok etmesinden sonraki ilkel yaşamı görmüş son kişi olan anlatıcı Granser (Profesör James Howard Smith)'in ağzından aktarılıyor. London'ın, romanı yazdığı dönemden yaklaşık yüz yıl sonrasını, 8 milyar nüfus tahmini gibi demografik detaylarla bu denli isabetle öngörmesi eserin en çarpıcı yönüdür. Eser, Granser'in torunlarına anlattığı uygarlığın hızla "köpükler gibi uçup gittiğini" gösterirken, aynı zamanda veba sonrası dünyada bile batıl inançların ve umut tacirlerinin yer alması üzerinden güçlü bir sosyal eleştiri yapar. Kızıl Veba, günümüz okuyucusu için özellikle Pandemi sonrası anlamı daha da derinleşen zamansız bir eserdir.
Daha fazlasını bloğum için yazmıştım:
hknkr.com/kizil-veba-kita...
İyi okumalar.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202147,8bin okunma