Gönderi

Puan vermedi·300 syf.··
2025 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 18:09
Eylül kitabı aslında çok merak ederek başladığım bir eserdi. Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik romanı oluyor olması da bu merakımda etkili olan faktörlerden biriydi. Yazarın okuduğum ilk eseri. Genel olarak dili ya da anlatımı bu şekilde mi bilmiyorum fakat kitabın arkasından kısaca konusunu okuduğumda oldukça ilgimi çekmişti ve ne yalan söyleyeyim beklentimi de oldukça yükseltmişti. Kitapla ilgili daha öncesinde herhangi bir inceleme ya da özete göz atmamıştım, dolayısıyla okurken de oldukça objektif bir şekilde okudum diyebilirim. Yazarın betimlemeleri, anlatımı aslında çok güzel. Fakat benim için okudukça uzayan bir eserdi. İlk psikolojik roman adı altında yorumlamayacağım kitabı. Okurken ne derece haz veriyor aslında bununla ilgileniyorum. Zira diğer türlü yorumlamak için ne teknik olarak ne de Türk Dili'nin tarihi hakkında çok bir bilgim yok. Çok da uzatmadan (ama galiba biraz uzattım) genel olarak kitabı okurken bana neler hissettirdiğinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle dediğim gibi okudukça bitmeyen, bir türlü sonu gelmeyen bir eserdi. Necip'in Suat'a duyduğu aşkın içindeki perişanlık içimi baydı. Hatta hiç abartmıyorum ruhum sıkıştı. Kitabı tam bir ayda bitirmişim, her gün okumama rağmen. Gerisini siz düşünün. Geçtiği zaman sebebiyle insanı çok iyi hissettiriyordu başta. Konusu da ilgi çekici olunca bir hızdır başladım okumaya. Ama Necip'in sürekli ızdırap içinde olması, Süreyya'nın yanı başındaki karısına karşı (ki karısı bir dediğini iki etmez peşinde kul köle olmuşken) inanılmaz derece ilgisiz oluşu ve hep daha fazlasını istemesi... Bunlar beni kitabı okurken oldukça yoran şeylerdi. Saçımı başımı yolmak istedim hele son sayfalara doğru. Çok uzun lafın kısası, eğer o dönemin eserlerini okumaya, ilk psikolojik roman neymiş bir okuyayım merakınız varsa okumanızı tavsiye ederim. Ha bir de çok boş vaktiniz varsa. Ben drama, aşk, kavuşamama olaylarını sevmeme rağmen okurken içim bayıldı. Keşke okumasaydım demiyorum ama keşke tüm kitabı okurken tarama tekniğiyle göz gezdirip okusaymışım dedim. Çünkü betimlemelerde de karakterlerin duygularının anlatılışında da ne yazık ki o hazzı alamadım. Demek istediğim hani bazı kitaplar vardır, sindire sindire cümleyi anlamaya çalışarak, içindeki anlamı özümseyerek okuruz. Öyle okumaya çalıştığımda hep aynı şeyi okuyormuşum hissi yarattı bende. Bu kadar yorumumdan sonra da okuyup okumama kararını elbette ki sizlere bırakıyorum. Keyifli okumalar...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Beyaz Balina Yayınları · 201850bin okunma
·
180 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.