Frank T. Vertosick Jr. describes his personal voyage from eager medical student to board certified neurosurgeon. By turns comic and tragic, this memoir is a must read for neurosurgeons but also of interest to most readers. Dr Vertosick provides, from an American perspective, a keen insight into a specialty which is often regarded with suspicion by other doctors. He did not initially intend to become a neurosurgeon, but “strayed too close to a dangerously seductive profession and became stuck for good like a fly in a spider’s web.”
On his first day as a neurosurgical resident, a cynical and weary chief resident takes him aside and outlines the “Rules of Neurosurgery.” The first of these provides the title of the book: “You ain’t never the same when the air hits your brain.” A worrying proposition to those with no background knowledge, nevertheless this maxim pithily sums up the subtle, intangible change that often occurs after cranial surgery, but which cannot be neatly recorded on a chart. The other rules include such useful aphorisms as “the only minor operation is one that someone else is doing” and “if the patient isn’t dead you can always make them worse,” a contemporary variation on the Hippocratic motto: "primum non nocere."
Though lighthearted in tone, the book addresses serious points that are relevant to the practice of neurosurgery in particular and medicine in general. Medical careers tend to be dominated by anecdotes. Clinicians all remember their first times, the medical curiosities they have encountered, and, perhaps most importantly, their mistakes. Dr Vertosick’s trial by fire comes during a craniotomy and clipping of aneurysm. At first the case progresses well, but suddenly he is faced with a “crimson flood” as the aneurysm ruptures, with catastrophic results for the patient. It is the maturity required to deal with the impact of his own complications that identifies him as a well rounded surgeon. Dr Vertosick leads the reader on a tour of neurosurgery via a series of memorable cases, charting the vicissitudes of the patients, his changing relationships with colleagues, and the progress in his own knowledge and acumen. From the young trauma patient who dies quickly in the emergency room to the child with an incurable brain tumour and the young man rendered tetraplegic with a spinal epidural haematoma, each case provides important challenges to the author both as a doctor and as a human being. The clinical detachment and sangfroidthat are necessary to function as a neurosurgeon can be taken to extremes as his colleagues metamorphose into “surgical psychopaths.” The difficulty is to “care but not too much.”
In the author’s words, neurosurgery can occasionally resemble Shakespeare’s Hamlet ‘‘in that nearly everyone dies in the end.” Dr Vertosick challenges this perception but does not seek to avoid the many highs and lows of a neurosurgical career.
BAŞLIK : Beyninize hava çarptığında asla aynı olmazsınız.
Frank T. Vertosick Jr., bu kitabında hevesli bir tıp öğrencisinden kurul onaylı bir beyin cerrahına dönüşme yolculuğunu anlatıyor. Yer yer komik, yer yer trajik olan bu anı kitabı, beyin cerrahları için mutlaka okunması gereken bir eser olmakla birlikte, çoğu okurun da ilgisini çekmektedir. Dr. Vertosick, Amerikalı bir bakış açısıyla, diğer doktorlar tarafından genellikle şüpheyle karşılanan bir uzmanlık alanına derinlemesine bir bakış sunuyor. Başlangıçta beyin cerrahı olmayı planlamıyordu, ancak "tehlikeli derecede baştan çıkarıcı bir mesleğe fazla yaklaştı ve örümcek ağındaki bir sinek gibi sonsuza dek orada kaldı."
Nöroşirürji asistanı olarak ilk gününde, alaycı ve yorgun bir başasistan onu kenara çeker ve "Nöroşirürji Kuralları"nı ana hatlarıyla açıklar. Bunlardan ilki, kitabın başlığını oluşturur: "Beyninize hava çarptığında asla aynı olmazsınız." Arka plan bilgisi olmayanlar için endişe verici bir önerme olsa da, bu özdeyiş, kranial cerrahiden sonra sıklıkla meydana gelen ancak bir çizelgeye düzgün bir şekilde kaydedilemeyen incelikli, elle tutulamayan değişimi özlü bir şekilde özetler. Diğer kurallar arasında "tek küçük ameliyat başkasının yaptığı ameliyattır" ve "hasta ölmediyse her zaman daha kötü hale getirebilirsiniz" gibi faydalı özdeyişler bulunur; bu, Hipokrat'ın “Primum non nocere” -önce, zarar verme!- sloganının çağdaş bir versiyonudur.
Kitabın üslubu neşeli olsa da, özellikle nöroşirürji ve genel olarak tıp uygulamalarıyla ilgili ciddi noktalara değinmektedir. Tıp kariyerleri genellikle anekdotlarla dolu olan klinisyenlerin hepsi ilk deneyimlerini, karşılaştıkları tıbbi sorunları ve belki de en önemlisi hatalarını hiç unutamazlar. Dr. Vertosick'in zorlu beyin cerrahi sınavı, anevrizmanın kraniyotomi ve klipslenmesi sırasında başlar. İlk başta vaka iyi ilerler, ancak anevrizma yırtıldığında aniden "kızıl bir sel" ile karşı karşıya kalır ve bu durum hasta için felaket sonuçlar doğurur. Onu çok yönlü bir beyin cerrahı yapan şey, kendi komplikasyonlarının etkisiyle başa çıkmak için gereken olgunluğu gösterebilmesidir. Dr. Vertosick, okuyucuyu bir dizi unutulmaz vaka aracılığıyla beyin cerrahi alanında bir yolculuğa çıkarıyor ve hastaların iniş çıkışlarını, meslektaşlarıyla değişen ilişkilerini ve kendi bilgi ve zekâsındaki ilerlemeyi anlatıyor. Acil serviste hızla ölen genç travma hastasından, tedavisi olmayan beyin tümörlü küçücük çocuğa ve spinal epidural hematomla tetraplejik hale gelen genç adama kadar her vaka, hem bir doktor hem de bir insan olarak yazara önemli bakış açıları sunuyor. Bir beyin cerrahı olarak meslektaşları ile birlikte "cerrahi psikopatlara" dönüşürken yaşadığı aşırılıkları ve zorlukları "önemsemek ama çok fazla önemsememek" olarak dile getiriyor.
Yazarın ifadesiyle, nöroşirürji zaman zaman Shakespeare'in Hamlet’ine benzeyebilir “Çünkü neredeyse herkes sonunda ölür.” Dr. Vertosick bu algıya karşı çıkıyor, ancak beyin cerrahi kariyerinin iniş çıkışlarından asla kaçınmaya çalışmıyor.