Konfabülasyon, beynin hafızadaki boşlukları mantıklı bir hikaye ile doldurma arzusudur. Burada kişi, gerçeği bilerek saptırmaz; beyni kendi içsel tutarlılığını sağlamak için boşlukları "yaratıcı bir şekilde" yamalar. Bu noktada "yalancı" artık bir aktör değil, kendi kurguladığı gerçekliğin nöral bir kurbanı haline gelir.
Özetle, yalan söyleme eylemi; beynimizin yönetici merkezinin (PFC), sosyal algı (TPJ) ve duygusal regülasyon (Limbik Sistem) ile girdiği oldukça karmaşık ve enerjisel olarak masraflı bir danstır. İnsan beyni, kaosun içinde bir düzen ararken bazen "gerçek" yerine "anlamlı olanı" tercih eder.
Çocuk büyütmek zordur. Çocuk büyütmenin zevklerini hissedebilmek için gerekli nörobiyolojik kapasiteden yoksunsanız gerginlikler ve sıkıntılar iyice büyür.
Beyinde başkalarının davranışlarına senkronize olarak tepki veren "ayna" nöronları denilen bir grup sinir hücresi vardır. Bu karşılıklı düzenleme sevgi bağının oluşması için başka bir temel oluşturur. Örneğin, bir bebek güldüğünde annenin beyninin içindeki ayna nöronları anne kendisi güldüğü zaman oluşan paternerle neredeyse aynı tepkiyi verir. Normal olarak bu aynalama anneyi kendi gülüşüyle tepki vermeye iter. Burada
empatinin ve ilişkilere tepki verme kapasitesinin iki grup ayna nöronu aracılığıyla anne ve çocuğun sevinç ve bağlılık hislerini senkronize ederek pekiştirdiğini görmek zor değildir. Bunun yanında, eğer bebeğin gülümsemelerine kayıtsız kalınır, bebek tekrar tekrar tek başına ağlamaya bırakılır, beslenmez veya kaba bir şekilde, kucağa alınmayarak beslenirse güvenilir ellerde olma
ve insan etkileşiminden doğan öngörülebilirlik veya mutluluk
hissi gelişmeyebilir.
Başkasının senin için bir şeyler yapmasını, beklemeden sıkılmadın mı? Kendi dünyanı kendin yönet. Bu dünya başkaları tarafından sana sunulmuş bir nimet değil senin için bir şeyler yapmasını bekleyip şükretmeyi reddet. Dünyayı sana sunan. Ve seni yokdan vareden ALLAH dır.
Beyin