Kitabın ana tezi, Osmanlı tarihinde kullanılan lakap ve ünvanların rastgele veya sadece onurlandırıcı olmadığını vurgulamak. Yetgin, bu isimlendirmelerin çoğunun bir hikâyenin, bir olayın veya bir özelliğin ürünü olduğunu savunuyor. Bazıları övgü için (örneğin kahramanlık veya ustalık), bazıları ise alay veya aşağılama amacıyla verilmiş. Yazar, araştırmalarında karşılaştığı belirsizlikleri de dürüstçe itiraf ediyor: "Bazen yapılan araştırmalarda bilinmezlik de çoktur. Hakikati aramak ve bulmak ise çok zaman alır." Bu yaklaşım, kitabı kuru bir ansiklopedi olmaktan çıkarıp, bir "tarihi dedikodu derlemesi"ne dönüştürüyor.