Kadının nasıl giyindiği ve erkeğin nasıl eğitildiği önemlidir. Burada esas alınması gereken konu, dini bir inanç bütünün tesettür algısına ima edilip, bütün vazifenin erkek üzerinde olması değildir. Tesettür, inanç dışı tanımıyla dahi bedenen örtünmeyi açıklar. Bu durum tesettüre girildiğinde tacize uğranmayacağı anlamına elbette gelemez. Dolayısıyla buradaki mevzu nettir: dünya üzerindeki bütün insanları (kadın erkek fark etmeksizin) belirli bir hizaya sokabilmek mümkün müdür? Açıkça katılınabileceği üzere, cinsiyet fark etmeksizin bu durum imkansız. Dolayısıyla tesettür diye bir şey var. Kadınlar erkeklerin gözle tacizine uğramaması için kapanıp kısıtlanmamalı, ifadesi doğrudur. Fakat buna ithafen kadınlar istediği açıklıkta giyinmeli ve erkekler yerden başka bir yere bakamayacak olmalı şeklindeki bir karşı kısıtlama da, tabiri caizse aynı şeyin sarısı değil midir? Esas alınacak olan her iki cinsiyetin de birbirini rahatsız etmeden, görüş alanlarını, bedensel özgürlüğünü taciz etmeden rahat bir sosyal ortam oluşması değil midir? Kısacası söylemiş olduğunuz fikrin zıddını doğru gören bir kimse, aslında atfınızca cahil değil; fikirlerini yeterince spesifik olarak beyan etmemiş/edemeyen kimse olarak ortadadır. Felsefe, düşünce öznelliği bundan ibaret.