Kasım ayında Sakarya Kitap Kulübü olarak farklı bir tür denemek istedik ve psikoloji alanında dünyaca ünlü psikoterapist Irvin Yalom’un Günübirlik Hayatlar kitabını okuduk. Benim için oldukça keyifli ve düşündürücü bir okuma süreci oldu.
Kitap;ölüm korkusu, rüyalar ve bilinçdışı, travmanın kaynağı,insanların ilişkilerindeki kaçınılmaz boşluk,herkesin kendi gerçekliğini kurması,terapide risk almak,bireyin kendisiyle yüzleşmesi gibi temaları işliyor.
Yalom’un Vurgu Yaptığı Diğer Fikirler
Herkesin gerçeği farklıdır.
İnsanlar ne kadar “biz” olmak istese de aralarında bir boşluk olacaktır.
Bu boşluğun tamamen kapanması mümkün değildir.
İnsanlar birbirlerine kendini adasa bile bu boşluk kalabilir.
“Kontrol ettiğimizi sandığımız gerçekliğin tasarımı, zihinlerimizin yapısından aktif olarak etkilenir.”
Ortada tek bir gerçek yoktur; herkes kendi gerçekliğini inşa eder.
Rüyalar insanın iç dünyasını yansıtan bir aynadır.
Sonun yaklaştığını fark etmek bizi ona karşı daha canlı sorgulamaya teşvik edebilir.
Okuma Listesi (Kitaptan Çıkan / Not Edilen)
Güneşe Bakmak – Ölümle Yüzleşmek
Schopenhauer Tedavisi
Her Gün Biraz Daha Yakın
Spinoza Problemi
Marcus Aurelius – Düşünceler
Yalom, herkesin kendi gerçeğini oluşturduğunu, hiçbir ilişkinin iki kişi arasında tam bir bütünlük sağlayamayacağını söyler. İnsanlar “biz” olmak istese bile arada her zaman bir boşluk kalır. Gerçeklik algısının, zihnin yapısından etkilendiğini ve tek bir mutlak gerçek olmadığını ifade eder.
Kitap, rüyaların insanın iç dünyasının aynası olduğu fikrine değinir. Bilinçdışı–rüya ilişkisi ve Fritz Perls’in rüya tekniği de ele alınır. Sonun yaklaştığını fark etmenin, kişiyi daha derin sorgulamaya teşvik ettiği belirtilir.
Yalom ayrıca kendi neden hâlâ çalıştığını anlattığı bölümlere ve çeşitli terapötik örneklere yer verir.