·192 syf.····Okunma: 18 Kasım 2025 23:41 Kitapla ilgili yazacak çok şeyim var birkaç kez yazıp yazıp sildim ama en kısa haliyle birkaç cümle kuracağım.
Bana göre kronolojik ve tematik kopukluklarla doluydu. Karakter bütünlüğü yoktu. Selim kitabın başında serseri derslere ilgisiz biri iken bir anda yazar oldu ve düşünce suçlusu haline geldi. Son sayfalarda ise geçmişe dair tamamen farklı melankolik bir genç portresi çizildi.
Kısa kısa ve eylem bildiren cümleler okumayı sevmiyorum. Giriş ve sonuç bölümlerinde fazlasıyla vardı ve hoşlanmadım. Hele en sonda üslup “hoşgeldin dedi hoşbulduk dedim o da hoşgeldin dedi”ye döndü artık.
Yazarın bilgi birikimini eleştirmek haddime değil ama her kitabında, her toplumsal yaraya parmak basayım 1-2 cümle edeyim tarzını sevmiyorum. Metnin bütünlüğüne zarar veriyor bence. Çorbaya dönüyor kitap.
Bunun ismi esinlenme mi bilmiyorum ama ben romanda Jack London-Yıldız Gezgini (syf 102)
Jose Saramago- Kabil (syf 120)
Khaled Houssein-Uçurtma avcısı (syf 130)
Genel itibariyle ise Putlar Yıkılırken ve Yeşil mürekkep kitaplarını anımsadım.
Kadınlar ile ilgili hiçbir ifadeyi beğenemedim. özellikle 152. Sayfadaki cümle kadını sözde överken kalıba sokup yeren bir talihsizlikti bana göre.
Bu kadar kopukluk üzerine son 10 sayfada kızı Zeynep üzerinden zorlama bir duygusallık ve şirinlik yaratılmış gibi geldi.
Bu kitap o dönem yaşananlara bir saygı duruşu ise ben de saygı duyuyor fakat kitabı beğenmediğimi söylemek istiyorum.
(Düzenleme yapmadan bu şekilde yayınlayacağım hatalarım olabilir affola..)