Puan vermedi·415 syf.····Okunma: 19 Kasım 2025 01:09 Bu roman yazarın okuduğum ikinci romanı. Okuduğum ilk romanı olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü ne kadar çok sevmiş olsam da bu romanı pek sevemedim. Romanın dili pek akıcı değil. Karakterlerini ise pek benimseyemedim. Birkaç defa bırakmayı düşündüm ancak gönlüm el vermedi ve bitirmeyi başardım.
Roman ikinci dünya savaşı öncesinde geçiyor. Romanın adı Huzur olsa da huzurlu olan hiçbir karakter yok. Her karakterin psikolojik analizleri incelenmiş. Kimi karakter varoluşsal bunaltılar yaşamakta, kimi karakter geçmişte ve gelecekte yaşayıp şu anda kalamamakta. Kimi karakter huzuru ararken, kimi karakter hayattan umudunu kesmiş bulunmakta. Karakterlin birbirleri ile olan ilişkisi, karmaşık ağlarla örülü.
Aşkın etkilediği, savaşın etkilediği, musikinin etkilediği insan halleri karakterler üzerinden anlatılmakta. Savaş öncesi toplumun yapısı, insanların savaşa olan bakış açıları, savaştan beklentileri ve savaşa karşı olan tavırları diyaloglar üzerinden bizlere aktarılıyor. Aşk ise, ikili ilişkilerin ötesine geçerek, üçüncül kişilere kadar ulaşıp karakterleri nasıl etkilediği inceleniyor. Roman, temelinde birçok farklı unsuru barındırıyor.
Pek benimseyemediğim bu romanı, normal olarak öneremeyeceğim. Belki de yaşım çok gençtir, belki yeterince olgunlaşamamışımdır bu romanı daha iyi anlayabilmek için, benimseyebilmek için.