Batı düşüncesinin ergenlik üzerinden kurduğu çocuk anlatısı problemlidir. Sorumlulukları dışarı iten, kapitalist endüstriye kurban edilen bir anlamlandırma mevcuttur burada. Ahmet Keeler’in modernitenin insanın tüketici bir konuma hapsettiği gerçeğinden hareketle çocukluk devresine dair yaptığı tespitler önemlidir. Ona göre günümüz insanının tüketiciliği bir kimlik haline getirmesi için çocukluğun yeniden tasarlanması hayli elzemdir. Pazarlamacılar çocukluğun kendilerine mutabık olan versiyonlarını yaratmışlardır. Çocuğun önüne muhayyilesini öldüren, cafcaflı plastik oyuncaklar yerleştirilir. Çocuk evvela bu görüntüden heyecan duyar, bir süre onunla oynasa da belli bir süre sonra ondan sıkılır. Burada çocuğun mutluluğu daimi bir oyuncak değişimine raptedilir ve gün sonunda bu bir bağımlılık haline gelir.