·283 syf.····Okunma: 17 Ekim 2025 08:27 Kendini çok ileri sanan insanların nasılda gelişememiş olduğunu yüzüne yüzüne çarpıyor ya kitap.... Bu kitapta onu çok sevdim. Sonra da o küçümsediği insan türünü çözdükçe aradaki o duygusal bağ anlamlandırılamıyor ve hayranlık duymaya başlıyor ya... İşte onu daha çok sevdim!
Çok gelişmiş bir galaksiden gelen uzaylının insan bedenine girerek insan olmanın teknolojik bir ilerlemeye göre değil duygusal bir bağa göre olduğunu anlaması.
İnsanlığın geri kalmışlığının bir uzaylı gözünden yüzümüze çarpılması Şakk! diye. Ama sonra imrenmesi o aradaki gözle ve teknoloji ile takip edilemeyecek bağa...
Matt Haig yine yapmış yapacağını. En çok altını çizdiğim kitabı bu olabilir. Hele "İnsanlara Not" kısmı var ki..... Çok sevdim.
*Güneş batıyorsa durup izle. Bilgi sonludur. Hayranlıksa sonsuz* diyor mesela....
*Eğer bir şey sana çirkin görünüyorsa ona daha iyi bak. Çirkinlik bakan gözün başarısızlığıdır.* diyor.
Okuru yormadan, kafa karıştırmadan ama hep uyanık tutarak ilerleyen bir kurgu.
Kitaplığınızda bir Matt Haig olacaksa o, bu olsun ki bence Gece Yarısı Kütüphane ve İnsanlar kitapları da hangi tarz okursa okusun "Ben bir okurum" diyen herkesin mutlaka kendine dahil etmesi gereken eserler.
Matt Haig.le kalın =)