Gönderi

Aşkın Dönüşümü
Puan vermedi·256 syf.··
2025 14. kitabı
-YALANCI İLİŞKİLER Tolstoy denilince akıllara hemen “Savaş ve Barış” veya “Anna Karenina” gibi devasa romanlar gelse de, onun daha küçük hacimli eserleri de aynı derinlikle doluymuş. Yalancı İlişkiler (Aile Saadeti), özellikle kadınların duygusal dünyasında, aşkın ve evliliğin zaman içindeki kaçınılmaz dönüşümüne odaklanan bir kitap. Kitap, genç ve romantik Maşa ile, annesinin vasiyeti üzerine ona göz kulak olan, kendisinden yaşça büyük Sergey Mihayloviç'in hikayesini anlatır. Hikaye, ilk aşkın o büyülü, sarmalayıcı ve her şeyi güzelleştiren atmosferiyle başlar. Tolstoy, bir kadının ilk aşkını anlatmakta başarısıyla beni çok şaşırttı. Maşa'nın içinde hissettiği o coşku, heyecan, tutku ve dünyanın sadece iki kişilik bir yer olduğu inancı, o kadar samimi ve canlı tasvir edilmiş ki, kendimi maşa ile birlikte ilk aşkımı yaşıyor gibi hissettim. Bu ilk kısımlar, aşkın en katıksız, en idealize edilmiş hali gibiydi; zihnin ve kalbin sadece bir insana odaklandığı o sihirli dönem. Ancak Tolstoy’un asıl anlatmak istediği, aşkın bu ilk ateşinin sönmesinden sonra ne olduğudur. Evlilik ve beraberindeki gündelik hayat, bu büyülü perdeyi yavaş yavaş kaldırır. Maşa ile Sergey'in şehir yaşamı ve kır yaşamı arasındaki git gelleri, sosyal hayatın getirdiği yüzeysel ilişkileriyle beraber birbirlerine olan tutkularının yerini alışılmış, sıradan bir beraberliğe bırakır. Tolstoy, bir kadının bu dönüşüm karşısında yaşadığı hayal kırıklığını, yalnızlığı ve "acaba aşk bitti mi?" sorusunun getirdiği varoluşsal sıkıntıyı sanki bir kadının içini görmüş gibi bir duyarlılıkla resmeder. Maşa, ilk aşkının yoğunluğunu özler, onu tekrar yakalamaya çalışır ve bunu başaramayınca kendini yabancılaşmış hisseder. Bu, Maşa gibi uzun süreli ilişkiler yaşamış pek çok kadının aşina olduğu bir duygudur: Tutkunun yerini sakin bir sevginin, heyecanlı sözlerin yerini sessiz bir anlayışın almasının getirdiği hüzün ve şaşkınlık. Kitabı okurken ilk aşkın o ateşi söndüğünde, arkasında kalan küllerden yeni bir şeyin, belki daha sağlam, daha sakin, daha gerçek bir sevginin filizlenebileceğini farkediyor insan. Fırtınanın dinip, geride berrak, derin bir gölün kalması gibi. Tolstoy, nihayetinde, aşkın ölmediğini, sadece evrildiğini anlatır. İlk aşkın o tutkulu, benmerkezci halinin, yerini olgun, bağışlayıcı, sakin ve derin bir sevgiye bırakabileceğini gösterir. Bu, bir kayıp değil, bir kazançtır. Biri sarsıcı ve unutulmazdır, diğeri ise huzur verici ve kalıcı. Yalnancı İlişkiler(Aile Saadeti), bir kadının kalbinin, romantik hayallerinden, hayatın gerçekliği ve olgun sevginin derin sularına uzanan yolculuğunu izletti bana. Okuyan diğer kadınların da, bu kitapta kendinden bir şey bulacaklarını düşünüyorum. Tolstoy, bir kadının ilk aşkını ve bu aşkın kaçınılmaz dönüşümünü anlamak ve hissetmek isteyen herkes için, özellikle de bu yoldan geçen kadınlar için, zamansız bir ayna tutmuş . Bu aynaya bakmak, kendi gerçekliğini daha iyi anlamanın ilk adımı olabilir. Yalancı İlişkiler Lev Tolstoy
Yalancı İlişkilerLev Tolstoy · Mavi Çatı Yayınları · 20166,7bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.