·144 syf.····Okunma: 21 Kasım 2025 10:42 “Olağandışı şeylerin insanı bu kadar tedirgin etmesi garip diye düşünüyorum şimdi. Halbuki varoluşumuzun acayipliklere,olası olmayan tesadüflere bağlı olduğunu biliyoruz. Kaderin bu tuhaf cilveleri olmasa burada olmayacağımızı. Gezegenimiz dediğimiz şu şeyin üstünde insanların olduğunu,aklın kavrayamayacağı kadar ufak ve çok parçadan oluşan inanılmaz büyüklükteki cisimlerle dolu muazzam uzay boşluğunda,kendi ekseninde dönen bu kürenin üstünde devindiğimizi. Bu akıl almaz enginliğin içinde son derece küçük nesnelerin dağılmadan tutunabildiğini. Kendimizi hayatta tutabildiğimizi. Onu bırakın,var olabildiğimizi. Her birimizin bin bir olasılıktan sadece biri olarak yaratıldığını. İnanılmaz şeylerin her an yanı başımızda olduğunu. Olanlar oldu bile: Hepimiz aslında ,olağanüstü tesadüflerden ibaret bir bulutun içinden çıkmışız. İnsan bu bilginin bizi olası olmayana karşı biraz olsun hazırlayacağını zanneder. Oysa tam tersi geçerlidir. Her sabah uyandığımızda başımız dönmeden bununla yaşamaya alıştık ve devamlı bir şaşkınlık içinde,yavaşça ,tereddüt içinde hareket edeceğimize hiçbir şey olmamışçasına hayata devam ediyor,garipliği görmemize rağmen yaşam kendini. olağandışı,öngörülmez,acayip,yani esasen olduğu gibi gösterdiğinde sersemliyoruz.”
Her sabah aynı güne uyanmanın tuhaf huzursuzluğunu, zamanın içinden kayıp düşmenin ağırlığını hissettiren benzersiz bir roman… ‘365. gün, 18 Kasım’ın tekrarında sıkışan bir ruhun yavaş yavaş çözülüşünü okumak hem ürkütücü hem büyüleyiciydi. Zamanı, hafızayı ve varoluşu sorgulatan farklı bir deneyimdi.Severek okudum devam kitabı en kısa sürede çıkar umarım.